|
|
|
|
Ana Sayfa
Kadın Çağı
Kadın Ruhsallığı
Kadın Özgürlüğü
Güzellik ve Kültür
Kadın Yüceliği ve
Kahramanlığı
Kadın ve Erkek
S e v g i
A n n e l i k
Yeni Çağın
Çocukları
Sağlık ve
Alternatif Şifa
Metotları
Yaratıcılık
Anadolu
Tanrıçaları
Kütüphane
Sorular ve Cevaplar
|
S E V G İ
AZİZ PAULOS'UN SEVGİ İLAHİSİ Kardeşlerim, Tanrının size bahşettiği nimetlerden üstün olanlara erişmeye gayret ediniz. Şimdi de size en iyi yolu göstereceğim. Eğer insanların ve meleklerin dilleriyle konuşursam, ama Sevgim olmazsa, ses çıkaran bir bakır, ya da öten bir zil olurum. Eğer bana kehanetler söyleme yeteneği verilmiş olsa, bütün sırları bilsem ve her türlü bilgiye ve tüm inanca sahip olsam ki, dağların yerlerini değiştirebilsem bile, ama Sevgim olmasa, ben bir hiçim. Ve eğer ben tüm servetimi dağıtsam ve kendi bedenimi yakılmak üzere feda etsem, ama Sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı yoktur. Sevgi uzun sabreder, Sevgi merhamet eder. Sevgi kıskanmaz, övünmez, gururlanmaz. Sevgi saygısızlık yapmaz, kendi çıkarlarını aramaz, öfkelenmez, kötülüğü düşünmez. Sevgi, doğru olmayana sevinmez, ama gerçek olana sevinir. Sevgi her şeyi kucaklar, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye dayanır. Sevgi hiçbir zaman sona ermez; kehanetler kesilse bile, diller sussa bile, tüm bilgi yok olsa bile. Çünkü bizim bilgimiz sınırlıdır ve kehanetlerimiz de sınırlıdır. Ama Mükemmelliğe ulaştığımız zaman, her şey sınırsız olacaktır. Ben çocukken, çocuk gibi konuşuyordum, çocuk gibi algılıyordum, çocuk gibi düşünüyordum, ama yetişkin bir adam olunca, çocukça davranışları bıraktım. Şimdi biz, her şeyi bulanık camın arkasında olduğu gibi tahminler yürüterek görüyoruz, ama o zaman yüz yüze göreceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman tıpkı ben bilindiğim gibi ben de bileceğim. Şimdi ise bu üç şey vardır: İnanç, Ümit ve Sevgi. Bunlardan en üstün olanı da ‘Sevgi’dir. Tanrısal, sınırsız Sevgiyle sevin, Ruhsal armağanlar için gayret edin…
YÜREĞİN SEVGİ GÜNEŞİ
Sevgi Yüreğin Işığıdır, Gerçek ve Sonsuz Yaşam Enerjisidir; Sevgi Tanrıdır! Yüreğin Sevgi Güneşi Tanrıdır! Tanrıya duyulan Yüce Sevgi ne kadar samimi ve saf ise bu Sonsuz Güneşin parlaklığı o kadar artar ve yaşam enerjisi güçlenir. İnsanın Yüreğinde Sevgi Işığı olmasaydı yaşam mümkün olamazdı. O nedenle aslında her insan, hatta her canlı özünde bu Yüce Sevgiyi taşır. Bu Güzelliği korumak gerekir. Ancak diğer canlılardan daha çok ve özellikle insan bu Sevgiyi koruyamamaktadır. Sevgi korunamazsa, unutulur ve yok oluşa doğru gitmeye mahkumdur. Yüreğin Sevgi Işığı, korunamıyor. Çünkü insan başta kendi egosuna ve diğer birçok gelişmiş egoya hizmet etmekle meşgul. Birçok insan, nedensizce bu Dünyada var olduğunu ve esir kampında gibi birilerinin kölesi olarak çalışmak zorunda olduğunu, sonunda bir şekilde ölüp sonsuza kadar uyuyacağını sanıyor. İnsan özünde Ruhtur, Yürektir ve Yürek Sevgidir – Tanrıdır. İnsan Dünyadaki deneyimlerini sonunda bunu anlaması için yaşıyor. Sonsuz Ruh olduğunu ve Tanrı Sevgisi olmadan yaşamın boş, renksiz, ışıksız, ruhsuz hatta ölü bir yaşam olduğunu öğrenmek ve sonunda Tanrıya – Tanrısal Sevgiye kavuşmak için yaşıyor. Tanrıya duyulan Sevgi ne kadar korunuyorsa, ne kadar samimi ve içten ise bu Tanrısal Sevgi o kadar artıyor, güçleniyor, Yürek de daha güçlü parlamaya başlıyor. Yüreğin Yüce Sevgi Güneşi ne kadar parlak ise insanlara, doğaya, Dünyaya hatta Kozmosa bile, yüreğinde Sonsuz Sevgi duyuyor insan. Çünkü her şeyde ve her yerde, her an Bütünlüğü, Yüce Birliği, Tanrıyı görüyor! Çiçeği koklarken Tanrıyı koklar gibi, sevdiğine dokunurken, sarılırken Tanrıya dokunur gibi sürekli bu Yüce Sevgiyi yaşıyor. Birçok bebek bu Güzelliği, Tanrı Sevgisini doğrudan Yüreğinde taşır. Henüz insanlığın ve Dünyanın fiziksel kirliliği ile, duygu, düşünce kirliliği ile, ruhsuz haliyle bilinçli şekilde tanışmamış olan bebek için Tanrı Sevgisini korumak, yaşamak ve yaşatmak hiç de zor değildir. Yüce Tanrısal Sevgiyi korumak için, işte böyle bir bebek saflığı, samimiyeti ve sevinci gerek. Sevgi, Ruhsallığın, Özgürlüğün, Güzelliğin, Kültürün, Sanatın, Anneliğin, Yüceliğin ve Kahramanlığın ve her ruhsal konunun vazgeçilmez Cevheridir. Sevgi olmadan hiçbir şeyin anlamı yoktur. Çünkü Sevgi Güzelliktir. Güzellik olmadan, Tanrısallık olmadan yaşanan her şey ruhsuzdur, bu nedenle sonunda yok olacaktır. Sevgi ise insana Ruhun Sonsuzluğunun kapılarını açar. Sevgi Tanrıyı – O’nun Yüreğini yaşamak için en güzel Yoldur ve insanın Yüreğini doğrudan Tanrıya taşır. İnsanın Özüne – Yüreğine ait bu Coşku dolu Yüce Sevgi Güneşini, kadın ve erkeğin birbirine yöneltmesi, yeryüzündeki en Kutsal ve Yüce olan Sevgiyi ve Işığı yaratır. Çünkü O, Göksel Yaratıcılık taşır. Kadın ve erkeğin Yüreklerindeki Yüce Sevgi birleştiğinde doğrudan Tanrıya ulaşan bir enerji kanalı yaratılmış olur. Böyle Yüce Sevgiyi idrak eden sevgililer, Dünyaya Tanrısal ve Yüce Bilinçte çocuklar da getirebilirler. Dünyada başka hiçbir canlı, Tanrının Yaratıcılığıyla böyle bilinçli şekilde buluşamaz. Yüce Sevgi özellikle bilinçli yaşanıyorsa, Dünyaya olağanüstü Sevgi yağmurları yağdırmak mümkündür. Sevgi yağmur gibi Tanrısal Bereketi taşır Dünyaya. Ruhsuzluğun, bencilliğin ortasına düşen Yüce Sevgi Damlaları Dünyanın her noktasını diriltecek, yüceltecek ışığa ve güce sahiptir. Yeryüzünde yaşanan her Tanrısal Sevgi çok değerli, kıymetli ve Yücedir. Çünkü Tanrısal Sevgi, Dünyanın ve insanlığın ruhsuz ve cansız bedenine Gerçek Uyanış, Aydınlanma ve Gerçek Yaşam Soluğu verecek kadar, hatta çok daha fazla etkilidir. Sevgi, Gerçeğe – Tanrıya uzanan en kısa, en güzel ve en sade müziktir. Onu söylerken insan Tanrının – Sonsuz Yüce Sevgilisinin kulağına bir şarkı fısıldar gibi hisseder. Bu özel ve yalın yaşantı, Sonsuzluğa uzanır: geçmişten geleceğe, Sonsuz ve Tek Sevgili Tanrı ile Yüreğin derinlerinde buluşmak, hem de her an mümkündür. İnsanlığın, özellikle bu çağda ihtiyacı olan Gerçek Sevgidir – Tanrısal Sevgidir. Başka şekilde, ne başkalarını, ne doğayı, ne dünyayı, ne yıldızları sevmek de mümkün olamaz ve bu sevgisiz ortamda yaşamın da anlamı olmaz. Yüreklerde Tanrısal Sevginin uyanması gerek! O Sevginin Yaratıcılığı Dünyayı ve insanlığı diriltebilecek en önemli ve tek Güçtür! Eğer Dünya bu kadar acıya rağmen hala yaşıyorsa bu, tüm kirliklere, zorluklara rağmen yeryüzüne inmeyi başaran ve yaşayan Canlı Sevgi sayesindedir. Anne ile bebek arasındaki sevgiden, bahçıvanın ağaca duyduğu sevgiye, çobanın hayvanlara duyduğu sevgiye kadar tüm sıcak, saf ve samimi sevgiler bu Canlı Sevginin birer parçasıdır. Canlı Sevginin Yüreğinde ise kadın ve erkek arasında yaşanan Yüce Sevgiler ve elbette Yüce, Göksel Ruhların yorulmak bilmeden insanlık için çalışan Sonsuz Yüce Sevgileri vardır. Sevgiyi ruhsal yaşamak, Sevgide Tanrısallığı keşfetmek çok kolaydır. Çünkü Sevgi, insanın Tanrısal Gerçek Doğasının bir parçasıdır. İnsan okyanustur ve bu okyanusta suyun her bir damlacığında Tanrısal Işık parlamaktadır. İnsanın, Yüreğini, Gerçek Özünü, Yüreğinde Sonsuzluğa açılan kapıyı - Tanrısal Sevgiyi artık bulması ve artık Gerçek Değerini bulmak için çabalaması gerekir!
YÜCE SEVGİ
Sevgi, Yüreğin derinlerinden çağlayarak akıp gelen, hem Yüreği, hem de Ruhu, Yüce Ahenk, Coşku ve Işık ile dolduran Görkemli Güzelliktir. Gerçek Sevgi Güzelliklerin Özüdür, demek de mümkündür. Çünkü Sevgi, Güzelliğin yaratıcısıdır. Sevgi olmadan hiçbir Güzellik duygusu olamaz ve hiçbir Güzel şey yaratılamaz. Gerçek Sevgi, Yüce bir kavramdır ve Tanrıya duyulan Coşku dolu, Temiz ve Yüce duyguların Göksel ifadesidir. İnsan Yüce Sevgiyi, kendi doğası gereği, hayatın içinde yaşamak ve yaşatmak ister. İnsan Özünde, Yüreğinde tüm doğaya, tüm Dünyaya ve Evrene bu Yüce Sevgiyi duyar ve yaşar. Hatta en yakın olan ailesinden, en uzaklarda yaşayan ve hiç tanımadığı insanlara kadar herkese de Sonsuz Yüce bir Sevgi duyar. Çünkü aslında herkes ve her şey Birdir! İnsanın Yüreğini her şeye ve herkese Sevgi ile açan bu Sevginin Gerçek Kaynağı - Tanrıdır. Ve Tanrı her şeyle Bir ve Bütün olduğu gibi, bu Yüce Sevgi de tüm doğayı ve tüm insanlığı Birleştirir ve Bütünleştirir. Ve her bir insanın Yüreği bunu bilir. İnsanın Yüreğinde var olan bu Yüce Sevginin içinde, kadın ve erkek arasında olan Sevginin özel bir yeri vardır. Kadınsal ve Erkeksel enerjinin birleşmek istemesi, insani değil Kozmik bir ihtiyaçtır. Bu buluşmanın Yüce Sevgiyle olması ise Kutsallık ve Güzellik taşır. Sevgiliye duyulan Yüce Sevgi, çiçek gibi narin ve ince duygularla ve çocuk gibi saf, samimi, sevinç ve coşku dolu yaşanır. Gerçek Sevgiyi yaşamak ve yaşatmak Yüce bir Sanattır. Yüce Sevgiyi, Kutsal ve Parlak Ateşine uygun yaşamak gerekir. Günlük hayatta, sevdiğimiz insanlarla bile Sevgiyi yaşamak düşük ve sıradan hale geldi! Bu nedenle, doğaya ve tüm insanlığa içtenlikle Sevgi sunmak da artık iyice unutuldu. Sevgi, boş, ruhsuz sözlerle ve eğlencelerle boşa geçirilen zamanla yaşatılamaz! Sevgiyi Gerçek anlamıyla yaşatmak için Yüce Duygularla hareket etmek gerekir. Sevgi, egoyu tatmin etmek için kullanılmamalıdır. Aksine, Sevgi Yüce Duyguları ve Tanrısallığı, Tanrısal Güzelliği dünyaya indirebilen özel bir enerjiye sahip olduğu için, dünyaya Cenneti getirebilir! Sevgi, Tanrısaldır. Her nasıl Tanrı, insanı - Dünyadaki bu en gelişmiş varlığı, Severek yaratmış ve özgürce bırakmış ise, insanın yaşadığı Sevgi de böyle özgür olmalıdır. Özgür olmayan Sevgi, zincire vurulmuş demektir. Sevgiyi Özgür, Yüce ve Göksel yaşamayan insan, Onu yaşatamaz.
KADINSAL VE ERKEKSEL İLKELERİN DAVRANIŞ PROBLEMLERİ
SEVGİNİN KOZMİK AMACI Karşı cinsiyetler arasındaki Yüceliğe de ve Sevgiye de Kozmik Kanunun ifadesi olarak bakılmalı. Bu, kozmik Sevgi ile içimize gelen Tanrısal ilham ve yaratıcılık ateşi, insanda yoksa o gerçekten ruhsal anlamda ölüdür. Ne yazık ki hala, bu kudretli kozmik temeli idrak eden kimse yok. İnsanlar unutmuş veya daha doğrusu Sevginin Yüce Kozmik anlamı olduğunu kabul etmek istemiyorlar. Çağın materyalistik bakışları, Sevgiyi bir fizyolojik anlama kadar düşürmüştür. Günümüzde Sevgiye en iyi bakış, Sevgiye bir psikolojik olay olarak bakıştır. Ama eğer Sevginin kozmik olay olduğunu insanlar idrak etse idiler, onlar Sevgi içinde saklı olan tüm Yüce Duyguları ve Yaratıcılık yeteneklerini ararlardı ve bulurlardı. İşte tam bu motifte, Sevginin en önemli manasını ve hedefini görebiliriz. Sevgi, Tek olan Yaratıcılık Gücüdür. Varlılığın yüksek planlarında her şey düşünce ile yaratılır. Ama bu düşünce imajlarını canlandırmak için iki tane ilke gerekmektedir; kadın ve erkek ilkelerinin bir Yüce Kozmik Sevgi ile birleşmesi gerekmektedir. Bu büyük iki temel ilkenin etrafında çok çeşitli anlayışsızlık toplanmıştır. Sevgi, insanın ruhunu en yüksek hale getiren Kozmik Güçtür. Sevgiye uygulanan her çeşit baskı, insan toplumlarında çok kötü netice getirmiştir. Onlardan biri, kendi fizik bedenine işkence edip, onu duyarsız, duygusuz, ölü haline getirmektir. Ve bu tür olaylar, en büyük kötülük sayılmaz. İnsanlık, çok çeşitli cinsel cinayetleri, cinsel bozuklukları ve suçları hatırlayabilir. Bunların hepsinin nedeni çeşitli yasaklar, engeller ve yargılardır. Bunların hepsi, Kozmik Kanuna karşı gelen şeylerdir. Kadın ve Erkek Büyük İlkelerine doğru davranış, insanlığa dengeyi getirecektir. Bu iki Büyük Güç arasında, kadın ve erkek enerjileri arasında olan deformasyonlar, tüm gezegeni mahvetmek üzere… Kadın ilkesine saygı ve Sevgi göstermek, büyük gizemi doğru idrak etmek ve anlamak, dünyayı tamamen iyileştirecek ve değiştirecektir. Sevginin ne kadar Tanrısal olduğunu ve onun ortaya çıkmasının ne kadar Yüksek Tanrısal olay olduğunu insanlar kesinlikle idrak etmelidir ve burada, bu dünyada, bu Tanrısallığın yaşanabileceğini anlamanın zamanı gelmiştir. Tabii ki, büyük Sevgi ile ortaya çıkan yeni çocuklar ve kuşaklar, ilişkiden rastlantı ile ortaya çıkan çocuklardan çok daha Yücedir. Bu nedenle, sadece çocuk yaratmak için evlenmek, çirkin ve Tanrısal Kozmik Kanunlara aykırı bir davranıştır. Hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, insan, Tanrı tarafından seçilen Dünyanın yaratıcısıdır. Tüm yaratıcılık biçimlerinin onun ruhsal özünden çıktığını ve bunun, sadece Sevgi ateşinin en yüksek şekilde yanması ile mümkün olduğunu, her zaman hafızada tutmak gerek. Her yaratıcılığın temelinde saklı olan ateşleri, sadece Sevgi ortaya çıkarabiliyor. Sadece Büyük Sevginin büyük çekici gücü, yaratıcılık ateşi büyütebilir. Dünyadaki ve evrendeki her şey Sevgiye bağlıdır ve Sevgi üzerinde kurulmuştur ve Sevgi üzerinde yaşamaktadır. En yüksek aydınlığa, en Yüce Ruhsallığa ve Tanrısallığa sadece Sevgi götürür.
PLATONİK SEVGİ KAVRAMI
Platonik Sevginin yüksek anlamını, insanlar tüm çağlarda olduğu gibi şimdi de küçük düşürüyor ve bayağılaştırıyorlar. Yüce Platon’un verdiği anlama, değişmiş Yüksek Sevgi duygusuna bunu yapan insanlar yükselemiyorlar. Onlar anlamıyorlar ki, Platon’a göre Sevgi bir ilhamdır. Tüm alçak, duygusal, dünyevi şeylerden özgür olan, tertemiz hedefine yönelmiş duygudur. Bu Sevgi, özellikle Yüce İdeaları idrak etmeye yönelmiş bir Sevgidir ve bu idealar arasında Platon için en önemli idea, iyilik ideasıdır. Platon’a göre, iyiliği sevmek, insanın en Yüksek Görevidir ve mutluluğudur. İşte böylece Platon, tüm ruhu ile ve yüreği ile onun koruyucusu, onun hayat yolundaki yardımcısı olan ve dünya üstü alemde yaşayan Musa’ya yöneltiyordu Sevgi duygularını. Sevgi, Platon için büyük götüren ilke idi. Bu nedenle, Platonik Sevgiyi sadece, kendilerini en Yüksek Güzelliğe yönlendirenler anlayabilir. Platonik Sevgi için, tüm dünyevi Sevgiler yetersizdir ve kabadır. Bazı kutsal insanlar, böyle Platonik Sevgiyi en Yüce olana yöneltmişlerdi. Bazen, böyle Yüksek Sevgi, onların bazılarını birbiri ile bağlıyordu. Ama ne kadar Yüksek Temizlik ve yüreklerinde ne kadar büyük bir Sevgi ışığı parlıyordu bu seçilmiş insanların. Örneğin; Abellar ile Obeiza arasındaki Sevgi veya Azize Clara ve Aziz Franchise vs… Onlar, dünyada çok seyrek görüşüyorlardı. Ama onların canları ve ruhları, her zaman ahenkte ve Yüksek Ruhsal Sevinçte idi. Örneğin; Abellar ve Obeiza, farklı yerlerde olmalarına rağmen aynı günde öldüler. Bu nedenle, yakınlarına ıstırap ve acı verenler asla platonik Sevgiden bahsetmemeli. Platonik Sevginin gerçeğini anlamayanlar, kendi cehaletlerinde bu Yüce kavramı hor hakir görmemeli.
|