|
|
|
Ana Sayfa
Kadın Çağı
Kadın Ruhsallığı
Kadın Özgürlüğü
Güzellik ve Kültür
Kadın Yüceliği ve
Kahramanlığı
Kadın ve Erkek
S e v g i
A n n e l i k
Yeni Çağın
Çocukları
Sağlık ve
Alternatif Şifa
Metotları
Yaratıcılık
Anadolu
Tanrıçaları
Kütüphane
Sorular ve Cevaplar
|
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
İNDİGO ÇOCUKLARI Son zamanlarda bilim adamları olağanüstü yeteneklere sahip ve indigo adındaki çocukların hızla çoğaldığını fark etmişler. Gezegenimizde hiçbir zaman olmayan yeni çocuk türü doğmaya ve hızla çoğalmaya devam ediyor. Fransa’da onlara "Teflon Çocuklar" - "Enfants Téflon" diyorlar. Britanya adalarında "Bin Yılın Çocukları" - "Children of the New Millenium" diyorlar. Rusya’da onlara "Işık Çocukları" diyorlar. Bilim adamları ise onlara "İindigo Çocukları" diyorlar. Dünyanın çoğu gelişmiş ülkelerinde, indigo çocuklarla devletsel boyutta ilgileniliyor. Ama hala birçok ülkede maalesef ne devlet adamları, ne de bilim adamları bu konuya yeterince ciddi dikkat vermemiştir. Bu tür ülkelerde milli, Ruhsal ve Entelektüel Potansiyel Araştırma Merkezi veya Komitesi yok. Ve yöneticiler Yeni Çağ’ın indigo çocuklarını desteklemiyor. Ama olağanüstü ruhsal bilince ve yeteneklere sahip olan bu yeni çocuklar belki de gelecek dünyanın tek ümididir. Neden söz ediyoruz; nedir bu menekşe renkli Yeni Çağ’ın çocukları? Neden indigo diyorlar bu çocuklara? Çünkü onların auralarının rengi mor veya lacivert mordur yani İndigo rengindedir. Bu çocuklar birçok açıdan farklılar. İndigo çocukların bağışıklığı diğer çocuklara göre en az yirmi beş kat daha yüksektir ve bu artık ispatlanmıştır. Bugün dünyada elli yaşında olan indigolar yüzde bir, otuz yaşında olanlar yüzde on, on iki yaşında olanlar yüzde yirmi beştir. Bu rakamlar yeterince net gösteriyor ki, Yeni Çağ’ın çocukları da yeni ve farklı özelliklere sahiptir. Genelde onların birçok yüksek yetenekleri dahilik, dünyaya farklı bakış, olağanüstü hafıza, çok genç gelişme, korkusuzluk, güçlü özgürlük duygusu, vs… Bunlar onların sadece bazı özellikleridir. Bilim adamlarına göre indigo çocukların beyinleri de, genetiği de farklı. Genelde böyle çocuk dört yaşına kadar kendi entelektüel potansiyelinin yüzde ellisini ortaya koyabiliyor. Altı yaşına kadar yüzde yetmişini, sekiz yaşında ise yüzde doksanını kullanabiliyor. Eskiden bilim adamlarına göre insanın beyninin sadece yüzde beşi çalışıyor, yüzde doksan beşi uyuyor gibi sayılıyorsa; indigolarda beynin en az yüzde ellisi çalışıyor. Şimdiki bebeklerin yetenekleri, daha annenin göğsünden ayrılmadan ortaya çıkıyor. Her millet çok iyi bilmelidir; sadece altın, para, petrol ve diğer değerli maddeler milletin değerini oluşturmuyor. Milletin önemli değerlerinin başında ilk önce Ruhsal, Entelektüel ve Kültür Değerleri gelmektedir. Budur Gerçek milli zenginlik. Akıllı olan Japonlar bunu çoktan anladılar ve kendi dahi çocuklarına uygun eğitim için para vermeye çekinmiyorlar. İsrail, kendi yetenekli çocuklarını eğitmek için özel ve çok etkileyici sistem uygulamaktadır. ABD’de yetenekli çocukları desteklemek için daha farklı ve etkileyici bir sistem çalışmaktadır. Kimdir bu menekşe renkli çocuklar? Örneğin; Moskova’da doğan çok yetenekli bir çocuk Pavel Kronoplov altı yaşında iken çok yüksek entelekt seviyesi sergilemiştir. Uzmanlara göre onun IQ derecesi 169 (ABD başkanı G.Bush’ta IQ derecesi sadece 91). Üç yaşında iken Pavel, çok çeşitli matematik hesapları yapmayı ve hızlı okumayı zaten öğrenmiştir. O büyük memnuniyetle hem masallar, hem de üniversite kitapları okuyordu. 6 yaşındaki çocuk, Mendelev’in periodik tablosunu görünce onun temelini çözmüş. Bireysel programa göre eğitim alan çocuk, normal okulda okuyamamıştı; çünkü o, orada beyaz kargaya benziyordu. Pavel birinci sınıftan hemen dördüncü sınıfa geçti ve tüm puanları mükemmeldi. O dokuz yaşında iken Güneş en tepe noktada olduğunda Pluton gezegeninin aydınlanma derecesini çözebilmiş. Bu çalışmaya bilim adamı Akademik Andrey Kalmogorov çok yüksek değer vermiş ve kendi de zaten indigolardanmış ve 39 yaşında Akademik olmuş (bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Rusya'da da Akademik - bir bilim adamının kazanabileceği en Yüksek sıfattır ve bu sıfat Doktor sıfatından daha da yüksektir). 14 yaşında Pavel Kronoplov, ilk Rusya PC – Personal Computer - için matematiksel destekçi olmuş ve kendi çalışmalarını ilim ve hayat dergisinde yayınlamış. 15 yaşında Moskova Devlet Üniversitesine girmiş ve master yaparken matematik profesörü Y.Paulovski’nin öğrencisi olarak geleceğin matematik modelleri üzerinde çalışmış.
MIKNATIS ÇOCUKLAR Birkaç yıl önce Dünyanın birçok yerinde mıknatıs çocuklar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bazı çocuklar kendi bedeni üzerinde metalik eşyaları tutabiliyorlar. Marseille’de 14 yaşındaki Josephine bedenine çeşitli kaşık ve çatallar yapıştırıp arkadaşlarının önünde saatlerce yürüyebiliyor. Daha da fazlası çocuğun bedenine metalik para da yapışabiliyor. Ama 13 yaşındaki Sylvia bedeni üzerinde sadece metalik para ve kaşık değil, aynı zamanda tencere kapakları da taşıyabiliyor. Kanada’lı bir Paul Renée kendi bedeni üzerinde ütüleri bile bedenine yapışık halde taşıyabiliyor. Barselonalı 12 yaşındaki Manuella çeşitli ağırlıkta eşyaları sadece elleri ile değil ayakları ile bile mıknatıs gibi kendi üzerine çekebiliyor. 10 yaşındaki Norveçli Steysi kendi ellerinde sadece metalik eşyaları değil kalın dergileri de asılı tutabiliyor. Biomagnetizm ile ilgilenen bilim adamlarına göre, magnetik yetenekleri olan çocukların sayısı son zamanlarda birkaç kat çoğaldı. Eskiden birkaç örnek varsa şimdi yüzlerce örnek var. Bilim adamlarına göre, mıknatıs çocukların en yoğunlaşmış yılı 90’lı yıllar gibi görünüyor. Ama bu son araştırmalar değil. Ve ne yazık ki bilim adamları hala çocukların bu mıknatıs fenomeninin açıklamasını yapamamıştır. Ve daha da üzücü olan şu ki; doktorlar bu çocuklara yanlış teşhis koymaktalar.
ÇOCUKSU ŞİZOFRENİ Mİ veya DAHİLİK Mİ?
Kazan şehrinde bir mucizevi çocuk doğuyor: Bulat Husainov. 10 aylık iken yüze kadar sayabiliyordu. İki yaşındaki Bulat yüze kadar saymaktan öte Rusça, Tatarca ve İngilizce konuşabiliyordu. Ayrıca özel bilimsel kitaplar okuyordu. 1 yıl 10 aylık iken Bulat çocuk yuvasına gidiyor; çocukların hepsi uyuduğu zaman kendi yatağında yatan çocuk, ünlü bir kompozitörün şarkılarını söyleyerek öğretmenlerini şok etmiş. Aynı çocuk kendi öğretmenlerini çok ciddi şekilde sorgulamış. Yemekten sonra eline kalem alıp yazmış: "et yasak" diye. 1 yaş sekiz aylıkken Bulat’ın fenomenal özelliği ortaya çıkıyor. Annesi ona Agni Barto’nun şiirlerini okurken bir mola verdikten sonra çocuk duyduğu tüm şiirlerin hepsini ezbere söylemeye başlıyor. Birinci sınıfa gittiğinde öğretmenler bu dahi çocuğu anormal görüp psikiyatriste götürmeyi tavsiye etmişler. Ama psikiyatristlerin kafasında hala bazı bilgiler ve kavramlar oturmamış; örneğin autizm kavramı… ve böylece psikiyatristler Bulat’a çocuksu şizofreni teşhisi koymuşlar. Batı ülkelerinin bilmine göre autizm hastalık sayılmıyor; o bir ruh halidir. Bill Gates ile en yüksek enformasyon teknolojileri üzerine çalışan bir sürü yetenekli programcılar zaten autistlerdir. Bulat çok iyi okulda okumuş. O şiirler yazmayı ve akvaryumdaki balıkların sohbetlerini dinlemeyi çok seviyor. Volgograd şehrindeki üç yaşındaki başka bir olağanüstü çocuk Boris Kupriyanoviç tuhaf astronomik bilgileri ortaya koyuyor. Mars gezegeninin nasıl bir görünümde olduğunu tam olarak yazıp anlatıyor. Gelecek hakkında da çok iddialı bilgilere sahip. Rusya’nın geleceği hakkında çok optimistik konuşup, bizim ülkemizde her şey çok iyi olacak, diyor. Dünyada iki büyük felaket olacağını söylüyor: biri 2009’da ve diğeri 2013’te ve ikisi de su ile ilgili. İşte küçük çocuğun kehanetleri… Nika Turbina küçük dahi kız çocuğu, 4 yaşından itibaren bilge şiirler yazmaya başlıyor. 9 yaşında ilk şiir kitabını yayına çıkarıp bütün SSCB’de ünlü oluyor. Bu şiir kitabı 12 dile tercüme ediliyor ve çok prestijli Altın Aslan ödülü alıyor. Bu ödülü Rus şairlerinden sadece Anna Ahmatova almıştı. Olağanüstü kız çocuğuna çok parlak geleceği olacağını söylüyorlardı. Ama yirmi yedi yaşına gelen Nika, etrafındaki toplumun yanlış algılaması ve baskısının yarattığı stresinden kendini kurtaramadı ve 2002’de kendini pencereden atarak öldü.
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
Yeni Çağın enerjilerinde bulunan tüm olumlu özellikler Yeni Çağın çocuğunda da vardır. Bu nedenle Yeni Çağ’ın çocuğu cesur, kahraman, yaratıcı, sevgi ve sevinç dolu, ateşli, merhametlidir. Aynı zamanda ateşsi gözlere ve bakışa sahiptir, çağın lideridir ve Yüreğindeki Yüce Gerçekleri unutması mümkün değildir. Eğer bilinci unutsa bile, Yüreği onu her zaman Gerçek ve Tanrısal yola yönlendirmektedir. Çağdaş dünyanın alışkanlıkla sürdürdüğü ve çocuklara da öğrettiği, Tanrı Sevgisinden ve Gerçeklerden uzak, birçok yanlışlık ve cehaletle dolu, standart yaşam tarzlarını Yeni Çağ çocukları artık kabul etmemektedir. Aksine bu çocuklar gördükleri yanlışları, cahillik ve bencillikleri ortaya çıkartarak, tüm insanlık ve Dünya için birlik sağlayan Yüce Gerçekleri kahramanca savunmaya ve kahramanca yaşamaya çalışmaktadırlar. Eğer çocuk diğer çocuklardan farklı davranışlar sergiliyorsa, yani az konuşuyor veya çok konuşuyor ise, ya da çok yavaş ve çok sakin ise hemen doktora veya psikologa gitmeye gerek yok. Çocuktaki bu farklılığı anlayışla karşılayıp takip etmek, onunla ruh arkadaşı olup ona yardımcı olmak gerek. Hindistan’da farklı olduğu anlaşılan çocuklara doğru yaklaşımın nasıl olduğunu tüm halklar öğrenmelidir. Çünkü ne yazık ki birçok psikolog, ruhsal açıdan insanı tam anlamadığı için, çocuğun ruhsal yönde olumlu gelişimine zarar verebiliyor, hatta ruhsal gelişimi tamamen durdurup çocuğun ruhunda ve Yüreğinde büyük acılara sebep olabiliyor. Oysa Yeni Çağın özel enerjilerini taşıyan ruhsal güçlerle doğan bu çocuğun korunması, özellikle de toplumun alışkanlıkla içinde yaşadığı düşük bilinç seviyesinden korunması gerekir. Yeni Çağın çocuğu hakkında, “Neden benim çocuğum toplumdaki diğer tüm çocuklar gibi değil?” veya “Bu değişim de nedir, eskiden çocuklar böyle miydi?” gibi sorgulamalara son vermek gerek. Çünkü değişim bu Yeni Çağın gereğidir. Bunun idrak edilmesi şart! Anne ve babanın her şeyden önce bunu anlaması gerek. Değişime direnmek değil, onu teşvik etmek gerek! Yeni Çağ çocuğu davranışlarının diğer çocukların davranışlarından farklı olduğunu anlamanın yanı sıra, onun ruhsal farklılıklarını da görmek mümkün. Bunun yolu ise anne ve babanın da ruhsallaşmasıdır! Çocuk ile birlikte Ruh Yolunda ilerleyebilmek için, anne ve babanın hemen ruhsallaşmak üzere çabalamaya başlaması gerekir. Yeni Çağın çocuğunun başında, yıldızlardan oluşmuş parlak bir taç var gibidir. Kendine değil, Dünyaya hatta Evrene hizmet etmek için cevherler taşır. Yeni Çağın ışıklı, aydın, kahraman evlatlarının yolunu açmak gerek; onları küçümsemek veya garipsemek çok yanlıştır. Sorunlarla dolu, hatta sorunların en yüksek seviyede olduğu bir Dünyaya geliyor çocuklar. Eğer binlerce senedir modern ve iyi diye yaşanan her şey Dünyayı bu hale getirdi ise, Yeni Çağın çocuklarının her şeyi sorgulaması normal değil midir? Binlerce yıllık gelenekleri, güzel denilenleri, kültür denileni, modern denileni eleştirip bunları düzeltmek ve değiştirmek istemesi doğal değil midir? Yüksek Kültürden uzaklaşmaya neden olan toplumun kurallarını Yeni Çağ için eksik ve yanlış görerek, Birlik içinde sevgi ve sevinç ile yaşanmasını sağlayan Gerçek kuralları getirmek istemesi normal değil midir? Çağın Kadınsal Enerjisi, öncelikle kadını – anneyi ve tüm insanlığı ruhsal bir yağmur gibi yıkayıp arındırıyor. Bunu yaşayan her bir kadın, Yeni Çağın çocuğu ile uyum içinde olacaktır. Kadınlar ve çocuklar Yeni Çağın kurtarıcıları olacaktır; insanları Ruhsal Sevgi Ateşinin etrafında el ele bir olmaya davet edeceklerdir.
YENİ ÇAĞ’IN ÇOCUKLARININ TEMEL İHTİYAÇLARI
Yeni Çağın çocuklarını sadece dünyevi sorunlar değil, ruhsal sorunlar da bekliyor. Çünkü Dünyanın kirlenmeye ve kuraklaşmaya başlaması gibi tüm fiziki, psikolojik ve toplumsal sorunlar ruhsal sorunları da artırıyor. Bu nedenle çocuklara ruhsal enerji vererek ruhsal güç pompalamak, onları ruhsal açıdan canlandırmak, ruhsal destek sağlamak gerek. Ruhsal destek konusu kesinlikle psikoloji ile karıştırılmamalıdır. Bu nedenle çocuğa en iyi ruhsal enerji desteğini ruhsal bir anne veya baba verebilir; çocuk için en iyi doktor onlar olacaktır. Yeni Çağın çocuğu Tanrıyı, Gerçekleri hep hatırlamakta, düşünsel ve fiziksel anlamda özgürce hareket etmek istemektedir. Bunda korkacak bir şey yok. Aksine Yeni Çağın çocuğu ile ruhsal yolda el ele gitmenin ebeveyne büyük faydaları var. Unutulmaması gerekir ki, bir insan bebek olarak dünyaya geliyor olsa da, onun bir ruhu vardır ve o ruh bebekte bile olsa çok gelişmiş ve Yüce olabilir. Bu gerçek, birçok toplumda unutuluyor, ama bu konuda Uzak Doğu kültürleri örnek alınmalıdır. Yeni Çağın enerjisi ile uyum içinde olan, çağın güzelliklerini, kahramanlıklarını yaratacak ve yaşatacak olan bu çocuğu sevmek ve daha çok sevmek gerek. Çünkü onlar, temel olarak sevgiyi bilip sevgiden anlayacak, her şeyden çok sevgiye değer verecekler. Her şeye sevgiymiş gibi yaklaşacak; her şeyi sevgi diye kucaklayacak. İşte Yüce ve Tanrısal Sevgi sayesinde bu çocukların içinde bulunduğu çevreyi, hatta toplumu Gerçek Değerler seviyesine taşıyabilecek gücü olacak. Çocukları sevmeli ve onlara yardımcı olunmalıdır. Farklı olduğunu bilip ona sevgi ve saygı göstermek, küresel ve sosyal anlamda ilericiliğini desteklemek gerek, hatta onunla beraber yürümek gerek. Yeni Çağın çocuklarının Yürekleri çağın Ateşsi Enerjileri ile dolu! Ve bu enerjiler Güzel ve Yüce Gerçekler için kullanılmadan Yürekte duramazlar. Annenin ve babanın, tüm toplumun bu Ateşsi Enerjilerin değerini ve güzelliğini tam olarak idrak etmesi ve en azından bunu idrak ederek Yeni Çağa uyması çok iyi olurdu. Yeni Çağın çocuğunun ışığı yalnız değildir ve ışığı bir mumun ışığı gibi zayıf da değildir. Milyonlarca meşale taşıyan Yeni Çağ çocukları hep beraber, parlak, görkemli ve güçlü Işıkları ile kahramanca Dünyayı aydınlatmaya çalışmaktalar. Onların Işığı Dünyayı Güzelleştirebilecek Güce ve böylece çirkinliği ve kötülüğü yakıp yok edebilecek Yüceliğe sahiptir. Bu iyi ve temiz ruhsal işlerde, çocuğun Kutsal Meşalesinin Işığını söndürmemek gerekir! Hatta anne, babanın ruhsallaşarak, Dünyayı aydınlatmak üzere çocuğuna destek vermesi çok olumlu sonuçlar doğurur. Yeni Çağın çocuğu üzülmeyi, acizliği, güçsüzlüğü anlayamayabilir ve kabul etmeyebilir. Çünkü kendini, kendi gerçeği olan ruhunu biliyor ve ruhunun tüm gücünü yaşıyor. Esaretin hiçbir şeklini kabul etmiyor ve Yücelikten ve toplumun Gerçek ihtiyaçlarından uzak olan cehaleti, kültürsüzlüğü, yanlışlığı değiştirmek ve düzeltmek istiyor. Ve biliyor ki, ruhun gelişimi için onun önündeki taşları kaldırmak gerek, sivri taşların üzerinde acılar içinde yürümeye alışmak gerekmiyor. Anne ve baba Yeni Çağın çocuğundan çok şey öğrenebilecek. Bu nedenle, çocuğun Yüksek Ruhunun olabileceğini tam ve net anlamaları, onun Yüce Gerçeğe yönelik bilgilerine, ruhuna güvenmeleri ve çocuktan öğrenebilecekleri şeyler olduğuna şaşırmamaları gerek. Tanrı’nın yarattığı bu Dünyada her şey hızla bozuluyorken, Tanrı’yı seven, bilen ve O’na tam inanan, O’na her zaman yakın Ruhların Dünyaya daha çok gelmeye başlamasının gerekli olduğu bilinmelidir. Çünkü her şeyi yaratan Tanrı, Dünyayı Güzelleştirmenin ve Yüceltmenin yolunu insanlığa göstermek ve hatırlatmak istiyorsa, bu görev için O’na yakın olan Ruhların Dünyaya gelmesinden daha doğal ne olabilir ki!? Sevinmek ve sevmek gerek! İnsan hem Yüceliği, hem Yüce olan her şeyi sevmeli, Yücelik taşıyan Ruhu yaşamalıdır! Yeni Çağın çocuklarının Yüce ruhlarını sevgi ve sevinçle karşılayalım: “Hoş geldiniz! Sevgim ve sevincim Yücedir ve sizinledir. Gelin bu Çağı beraber, sevgiyle ve sevinçle arındıralım çocuklarım! Çağın temiz ve saf suyu Dünyayı ve insanlığı arındırsın, ruhun temizliğini, özgürlüğünü, ruhun kendini yaşamak mümkün olsun! Ve bu temizlik ve ruhsal enerjiler sadece bizi değil, etrafımızı, hatta tüm toplumu ve Dünyayı sarsın. Daha da çoğalsın Temizlik, Güzellik ve Yücelik, Işıkla dolup aydınlatalım Dünyayı, çocuklarım! Sevgiyle ve sevinçle - Hoş geldiniz - diye haykırıyoruz size Yeni Çağın Temiz, Yüce, Ruhsal Çocukları! Hoş geldiniz! Hadi hep beraber meşalelerimizi yakalım ve böylece Dünyayı Yüreklerimizde parlayan Ruhsal Güzellikle tüm karanlıklardan kurtaralım!”
YENİ ÇAĞ ÇOCUKLARININ ÖZELLİKLERİ
Yeni Çağ’ın çocukları birçok ülkede indigo veya kristal çocuk olarak bilinmektedir. İndigo çocuklar gerçek görevlerini biliyorlar, her şeye farklı gözle bakıyorlar ve eleştiriyorlar, bu bencil ve kötüleme eleştirisi değil. Tam aksine bu yapıcı eleştirileri yaratıcılıkla dolu ve bunun amacı bu Yeni Çağa geçiş döneminde eski Dünyanın evrimsel engellerini insanlıkla birlikte aşarak Yani Dünyayı inşa etmektir! İndigo çocukların görünen çok özel bazı özellikleri de vardır: gözler ve bakışlar. Onlar baktıkları her şeyi etkileme ve her şeyi değiştirme özelliğine sahiptir. Mesela sevginin olmadığı bir yerde bakışları, gözlerindeki ateşi ile etrafa sevgi saçıp sevgiyi uyandırabilecek. Elde taşınan koca ateşli bir meşaleden etrafa dağılan ve düştüğü yerde yeni meşaleleri alevlendiren ateş parçaları gibi bir etkidir bu. Mekanda olan herhangi biri veya herhangi bir şey bu sevgi kıvılcımlarını hissedip etkilenebilir. Hatta onun bulunduğu veya geçtiği ortam güzelleşmeye başlayabilir. Ama bunu hepsi değil; bu özelliğinin farkına varan daha yüksek ruhlar yapacaklar. Karanlığı yok etmenin yolu, onunla onun metotları ile savaşmak değildir; karanlığı ancak etrafa yayılacak Işık ve Sevgi ile yenmek mümkündür. Bir yıldızın ışığının milyarlarca kilometreden bile Dünyaya gelebilmesi ve gecenin karanlığını bir damla bile olsa aydınlatması, o kadar kutsal ve değerlidir ki! İşte bir indigo çocuğu bir insanın veya herhangi objenin en ince derinliklerine kadar Işık verebilecek. Ve o Sevgi Işığı ile Yürekleri ısıtabilmektedir, canlandırabilmektedir. Sevgi - insan Yüreğindeki Tanrısal Ateşin dışarı akan Işığıdır. Sevgi, ateş misali, önce Yüreğin içinde bir yerde başlar ve sonra Güneşin ışığı gibi ılık ılık tüm Yüreğe, Ruha, Cana, bedene ve insanın dışında her şeye yayılır. İnsanın içindeki ruhsal güneşini, ruhun merkezi olan Yüreğini, onun Gerçek, Tanrısal Işık Kaynağını aydınlatan ve canlandıran Tanrının Sevgisidir. İşte bu nedenle indigo çocuğun Yüreğinden çıkan Tanrısal Işık, ulaştığı kişinin Yüreğini - onun Işık Kaynağını alevlendirmeye çalışır. İndigonun gözlerinden akan bu Yüce Işık, başkasının Yüreğine akar. Çünkü indigo çocuğun asıl amacı Yüreklerin meşale gibi aydınlanmasını sağlamak, Yürekten Yüreğe bağlar kurmak ve sonunda tüm dünyayı aydınlatabilen bir Işık ve Sevgi Ağı yaratmaktır. Işıklanan her Yürek onun gibi olanları bulur ve bulunca işte o Ağ oluşur.
İndigo çocukların bazı genel özelliklerini sıralamak mümkündür: - Bedenleri daha dayanıklıdır. Kolay yorulmazlar, hatta bazı dönemlerde (2 – 3 yaşlarında) kolay acıkmazlar. Bu nedenle çocuk az yiyorsa tam vitaminli besin vermek yeterli olur, ama asla telaş yapılmamalıdır. - Sporu ve hareket etmeyi çok severler. Bu onlar için bedenlerindeki fazla enerjiyi atıp rahatlama yoludur. - Rahatsızlık veya hastalık durumunda çok nadiren güçsüzleşirler. Kendi kendilerine hastalığın sebebini idrak etmeye çalışıp onu ruhsal yollarla, ruhları ile çözmeye çalışırlar. İlk denemeler başarısız olsa da buna yetenekleri vardır ve hastalığı başarıyla yok edebilirler. - Kötülükler onları korkutmaz. Birçok çocuğun ürktüğü durumlarda onlar çok daha soğukkanlı ve cesur durabilirler. - Bir sorun olunca, kötü bir durum oluşunca olan biteni anlamaya değil, doğrudan düzeltmeye çalışırlar. Bu davranışın sebebi, içlerinde bulunan Yücelik ve Kahramanlık duygularıdır. - Çok sevgilileri olabilir, ama Gerçek Sevgiyi bilir ve her defasında onu yaşar ve yaşatırlar. Karşı cins bunu anlamasa da, tek başlarına da olsa sevgiyi Yüce yaşarlar. - Kendini de, diğer indigo çocukları da çok severler. Kendi gibi indigo çocuklarla tanıştırılması gelişimine ve toplum içi rahatlığına, mutluluğuna çok faydalı olur. - İndigo tüm insanları da sever. Bu nedenle aileden, aile çevresinden, mahalle arkadaşlarından ayırmamak aksine beraber yaşamı teşvik etmek gerekir. - Onlar nasıl sorusunu değil, ne için sorusunu daha çok sorar. Başka değişle öğretilenlerin özünü anlamak ister. Bu nedenle düz mantık ile öğretilenler, standart okul eğitimi onu çok sıkabilir. Çocuğun ilgi alanlarını anlayıp ona uygun, seveceği kitaplar, sanatsal aletler almak ona çok iyi gelecektir. Bunun için çocuğu, ilgi alanlarını ve yeteneklerini takip etmek ve iyi anlamak gerekir. - Okuldaki çocuklarla uyumsuzluk olabilir. Bu durumda uyumlu olması için onu değiştirmeye çalışmak doğru değildir. Böyle durumlarda ona iyi gelecek okul dışı uğraşları, aktiviteleri keşfetmek uygundur. O kendini değiştirmemeli, hatta kendi ruhunu yaşayarak toplum için ve yaşam için gereken çözümleri kendince bulmalıdır. Hangi muhteşem sanatçı yalnız değildi ki; onun yalnız kalmasından korkmaya gerek yok! Bu korku ile onu değiştirmeye, baskılar altına almaya çalışılmamalıdır! - İndigo çocuk ona engel olan bir şeyi pek sorun etmez. Kendince çözüm bulmak onun için sanattır ve kendini geliştirme yoludur. O bu dünyaya sorunları çözmeye geldi; sorunlar altında ezilmeye veya sorunlardan korkmaya değil. Ona güvenilmesi gerek! - İndigo çocuk saç telinden ayak tırnağına kadar özeldir. Ama bu özellikler aileleri korkutmamalıdır. Bu çocuklara, sıradan çocuk gözüyle bakıp müsait olunduğu kadar, maddi imkanlar el verdiği kadar bakılabilir, bunda bir sakınca yok. Çocuğun özel olduğunu bilmekte fayda var, ama kesinlikle bu özelliklerinden dolayı anne ve baba kendini baskı altında hissetmemelidir. Gelecek - Özgürlük ve Özgür Birlik Dünyasıdır. Yeni çocuklarla birlik içinde, el ele ve özgürce Ruhsallaşmaya ve Güzelleşmeye cesurca hazır olunmalıdır.
|