Ana Sayfa
   Kadın Çağı
   Kadın Ruhsallığı
   Kadın Özgürlüğü
   Güzellik ve Kültür
   Kadın Yüceliği ve 
   Kahramanlığı
   Kadın ve Erkek
   S e v g i
   A n n e l i k
   Yeni Çağın
   Çocukları
   Sağlık ve
   Alternatif Şifa
   Metotları
   Yaratıcılık
   Anadolu
   Tanrıçaları
   Kütüphane
   Sorular ve Cevaplar
  
 
 
  
 

 

 

 
 

ANADOLU TANRIÇALARI 

 

ANADOLU TANRIÇALARI VE YENİÇAĞ

Yapılan birçok kazılarda, bilimsel araştırmalarda ortaya çıktığı gibi Anadolu, birçok Tanrıçayı konuk etmiştir ve bu nedenle her bir Tanrıçanın varlığının, gücünün, enerjisinin hissedildiği bir bölgedir. Belki de bundan ismi de birçok anneyi barındıran yer anlamında, Ana-dolu olmuştur.

Yeni Çağ, Kadın – Anne Çağı’dır. Kadınsal Enerjilerin önem taşıdığı bir çağdır. Çünkü çağ gücünü Kadınsal Enerjiden alıyor. Kadınsal Enerjinin en yoğun şekilde Tanrıçalardan dünyaya aktığını düşünmek zor değildir. Anadolu, Kadınsal Enerjilerin en Gerçek hali ile somut ve yoğun bulunduğu bir bölgedir. Bunun kıymetini bilmek gerekir.

Anadolu Tanrıçaları’na ait heykelleri evde bulundurmak, onlara sevgi göndermek, çeşitli ihtiyaçlar için Onlardan yardım istemek mümkündür. Böylece Ruhsal çalışmalarda hem Kadınsal Enerji güçlenir, hem de insan kendi Yüreğine ve Ruhuna kolay ulaşarak bunlara Güzellik ve Güç katar.

 

ANADOLU TANRIÇALARI

 AFRODİT

ARTEMİS

ATHENA

HEPAT

VESTA

HYGİEİA

KİBELE

NİKE

  

AFRODİT – VENÜS

Özellikleri

Afrodit – Venüs (Yunan Mitolojisindeki Afrodit, Roma Mitolojisinde Venüs olarak bilinir), Dünyaya Tanrısal Güzelliği ve Sevgiyi öğretmek ve hatırlatmak için gelmişti. Şimdi de heykelinin bulunduğu her yerde kendisine ait bu Tanrısal özelliklerini insanlara ifade etmektedir. İnsani aşk ile ise oğlu Aşk Meleği Eros ilgilenmektedir; Eros insanın egosundan zarar gören aşkları korumaya çalışmakta ve bazen de unutturmaktadır.

Afrodit – Venüs, tüm Tanrısal Enerjileri ile Dünyaya yardım etmeye her zaman devam etmektedir. Sevginin Güzelliğini, doğanın ve Dünyanın canlılığını ve Güzelliğini sağlayan Tanrıça, Yaratıcı Gücü simgeler.

Zeus ile Dione’nin kızı olan Afrodit – Venüs, Kıbrıs kıyılarında, denizin mavi yeşil köpükleri arasında bir midyenin içinde doğmuştur. Venüs sanatkar Ateş Tanrısı Hephaistos’un eşi ve aynı zamanda Aşk Tanrısı Eros’un annesidir. Adonis, Ares gibi birçok Tanrının sevgilisidir.

 Sembolleri

 Afrodit – Venüs’ü simgeleyen ilk ve en önemli şey Venüs Gezegenidir. Ayrıca denizköpüğü ve deniz onun enerjisini ve güzelliğini yansıtır.

Elma ise kadınsal güzelliğin erkeksel güzellikle bütünlüğünü simgeler ve Gümüş Elma, Afrodit’in ve sevginin temizliğini ve Yüceliğini simgeler.

Geyik, yunus, bülbül, kuğu ve kartal Tanrıça Venüs’ün hayvan sembolleridir.

Gül, elma, üzüm, salatalık ve maydanoz bitkileri ve misk, nane, gül ve yasemin kokuları Onu simgeler.

İnci, akuamarin, pembe kuartz ve pembe mercan Venüs’ün sembolü taşlardır. Pembe, mor ve denizköpüğü yeşili onu sembolize eden renklerdir.

 Tanrıça Venüs’ün (Afrodit) Enerjilerini Yaşamak

Özellikle insan her türlü kalp acısı çektiği durumlarda kendi acısını dindirmek için Tanrıça Venüs’ten yardım isteyebilir. Ayrıca biri cahilce ve kültürsüzce davrandığında veya Tanrısal Sevgiyi unuttuğunda, insan Afrodit’ten o kişi için yardım isteyebilir.

Böylece Dünyada herhangi bir acı veya kültürsüzlük veya çirkinlik görüldüğü zaman, Tanrıça Venüs – Afrodit’in enerjileri ile o durumun düzeltilmesi Tanrıçadan rica edilebilir ve bunun olağanüstü faydası olacaktır.

Tanrıçanın enerjilerini hissedip yaşayan birçok sanatçı, onun ve enerjilerinin etkisi ile heykeller ve resimler yapmışlardır. Bunlardan en ünlüleri, heykeltıraş Praxiteles’in yaptığı Knidos Afroditi adlı heykeli, Alexandros of Antioch adlı Helenistik dönem heykeltıraşın yaptığı Milo Afroditi – Venüsü adlı heykeli ve ressam Botticelli’nin Venüs’ün Doğuşu adlı tablosudur.

 Anadolu’daki Yerleri

Aslında her bir Anadolu Tanrıçası kendi enerjileri ile tüm Anadolu’da, hatta tüm Dünyada insanlara destek vermekteler. Yine de, özellikle eski çağlarda Tanrıçaları daha çok hisseden, yaşayan ve yaşatan milletler vardır. Örneğin Tanrıça Venüs, Anadolu’nun güneybatı ucundan başlayarak tüm Ege’de ve Anadolu’nun kuzeybatı ucundan başlayarak Orta Karadeniz bölgesine doğru uzanan alanda büyük etki göstermiştir. Ayrıca Orta Karadeniz’den Anadolu’nun güneydoğu ucuna uzanan alanda ve güneydoğudan güneybatıya uzanan alanlarda da eski çağlar boyunca var olmuş farklı milletler, Tanrıça Venüs’ün Güzel etkilerini yaşamışlardır. Çünkü bu milletler Ona çok değer vermiş, saygı ve sevgi göstermiştir.

Anadolu’daki arkeolojik buluntulara gelince, Milet, Aydın ve Datça’da bazı kalıntılar bulunabilmiştir.

Milet’te Afrodit Tapınağı bulunur.

Aydın’ın Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda, bugünkü Geyre köyünün yakınında en ünlü Aphrodisias vardır. Tanrıça Afrodit’in şerefine birçok kente Aphrodisias ismi verilmiştir. Burası canlanacakmış izlenimi veren heykeller kenti olarak nitelendirilebilir. Aşk ve Güzellik Tanrıçası Afrodit adına kutsal törenler yapılan bu kent, antik çağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltıraşlık ve tapınma merkeziydi.

Datça (eski Yunanca - Knidos), antik çağda Çıplak Aphrodite heykeli (Praxiteles’in Knidos Afroditi adı ile bilinen heykel) çok ünlenmiştir. O zamana kadar tanrı heykelleri çıplak yapılır, ama tanrıça heykellerinin sadece boynu ve bir göğsü açık olurdu. Dünyadaki ilk çıplak tanrıça heykeli bu heykeldir. Antik dönemin ünlü heykeltıraşı Praxiteles, Paros mermerinden yaptığı bu bembeyaz ve çıplak Aphrodite - Venüs heykelini Knidos halkına hediye etti. Yeni Aphrodite’lerinin rahatlıkla görülmesi için Knidos halkı bir de tapınak yapar. Ünü dört bir yana yayılan bu heykeli görmek için, dünyanın her yerinden tüccar ve gemiciler kenti ziyarete gelir.

Knidoslular Artemis’i simgeleyen koyu bordo renkli üzümle yaptıkları devrin en iyi şarabı ile de ünlüydüler. Knidoslular parlak dönemleri geride kalıp yoksullaştıklarında Bithynia Kralı (Bithynia eski çağlarda Anadolu’nun kuzeybatısında yaşamış bir krallıktır), Knidos halkına heykel karşılığında büyük para önerisinde bulundu. Ama Knidos halkı bu teklifi geri çevirip heykelleriyle birlikte sıkıntıya katlanmayı seçtiler. Yüzyıllar sonra bulunup Konstantinopolis’e götürülen heykel, burada çıkan bir yangında yandı. Şu anda en iyi kopyası Vatikan’da bulunmaktadır.

Anadolu'da büyük saygı görmüş ve adına tapınaklar, kentler yapılmış olan Afrodit'le ilgili en ünlü efsane, Truva'yla ilgilidir. Bu efsaneye göre, genç prens Paris'ten, Tanrıçaların en güzelini seçmesi istenmiş, Paris Tanrı Zeus'un eşi Hera, Athena ve Venüs arasından Venüs’ü seçmiştir. Bu durumda Venüs (Afrodit) ödül olarak Paris'e Truvalı Helene'yi kaçırması için yardım etmiş ve bu kaçırma olayı Truva Savaşı'na neden olmuştur. Afrodit, vefa borcunu ödemek için savaş boyunca Troyalıları koruyup kollamıştır.

 

 ARTEMİS

Özellikleri

Artemis, Tanrısal Yaratıcılık, bolluk, verim ve şifa Tanrıçasıdır. Doğadaki hayvanlara, bitkilere, ağaçlara, dağlara ve taşlara gereken her türlü verimi ve yaratıcı gücü Tanrısal Sevgisi ile sağlamaktadır.

Tanrıça Artemis aynı zamanda Tanrısal Kültürün simgesidir. Artemisin enerjileri, yeryüzünde Tanrısal Kültürü koruyan ve yaratan insanı sever ve korur. Yüreğindeki sevgi ile hareket ederek Tanrısal hizmetlerde bulunan kahramanlara, Artemis’in enerjilerini taşıyan kuartz mavi ve pembe renkli taşlardan oluşan kolyeyi takar.

Zeus ile Leto (Latonya)’nun kızı ve Apollon’un kız kardeşidir. İsmi, arılığı-saflığı ve temizliği simgeleyen Artemis, Efes’te Bülbül Dağı’nda doğmuştur. Artemis’in doğumu için Tanrılar tarafından korumaya alınan bu dağ, yüzyıllar içinde birçok farklı durumda birçok kahramana güvenlik sağlamıştır. Bu dağın enerjileri Meryem Ana’yı da korumuş ve saklamıştır. Hatta Meryem Ana’yı korumak için, Artemis’in kendi zaman zaman Onun yanına gelmiştir. Meryem Ana ile Artemis’in iyi arkadaşlar olduğu, Meryem Ana’nın Yüksek Ruhsallığı sayesinde Artemis’in enerjilerini çok iyi hissettiği ve yaşadığı bilinir.

Sembolleri

Dağ, Hilal Ay, yan yana Üç Sütun, Bulut ve Mavi Gökyüzü genel sembolleridir.

Artemis’in hayvan sembolleri beyaz güvercin, aslan, zürafa ve attır. Hindistan cevizi ağacı, ceviz ağacı, incir ağacı onun şifalı enerjisini yoğun taşıyan ağaçlardır. Beyaz papatya, orkide ve zambak onu simgeleyen bitkilerdir. Mavi kuartz, bakır ve beyaz mermer Artemis’i sembolize eder. Mavi, koyu yeşil, turuncu ve açık pembe onun enerjilerini yoğun taşıyan renklerdir. Artemis’in yaptığı her türlü çalışma Tanrısal Sevgiden güç alır ve bu nedenle Artemis’in sayısı, Kozmik anlamda Sevgiyi simgeleyen üçtür.

 Tanrıça Artemis’in Enerjilerini Yaşamak

Artemis doğanın yaratıcı gücünü koruyan ve besleyen Tanrıçadır. Doğada oluşan herhangi bir afet durumunda, özellikle orman yangınlarında o bölgeye Artemis’in Enerjilerini dileyip şifa göndermesini rica etmek mümkündür. Böylece hem sorunun çözülmesi için, hem de o bölgenin verimliliğini tekrar kazanabilmesi için, bölgenin üzerinde Tanrıçanın Ruhsal Enerji akımı yoğunlaşacak ve şifa sağlanabilecektir. Günümüzde oluşan su sıkıntısı için hem Artemis’ten, hem de Venüs’ten yardım istenebilir.

Tanrıça Artemis, anne sütünün içinde Tanrısal şifa gücü olmasını ve bu şifanın devamlı korunmasını sağlar. Anne, Artemis’in kendisini koruduğunu hissetmelidir. Bununla birlikte Tanrıçanın şifasını bilinçli hissetmesi faydalıdır ve gereken zamanlarda anneler Tanrıçadan, kendisini ve sütünü korumasını rica edebilir.

 Anadolu’daki Yerleri

Artemis’i eski çağlarda tanıyan, yaşayan ve yaşatan halkların Anadolu’daki yerleri daha çok şu bölgelerdir:

Batıda İzmir dolaylarından kuzeyde Orta Karadeniz’e uzanan genişçe bir yay üzerinde, kuzeydeki bir noktadan Anadolu’nun doğusuna uzanan bir yay üzerinde, doğudan Antalya bölgelerine doğru uzanan bir yay ve Antalya’dan İzmir dolaylarına uzanan geniş bir yay şeklindeki bölgede yaşayan halklar tarafından yüzyıllarca yıl bu Tanrıçaya inanç yaşatılmıştır. Bu yayların her birinin orta noktası Anadolu’nun ortasına doğru hafifçe çekilmiş şekildedir. Eski dönemlerde bilinen bir gerçeğe göre, birçok büyük kara parçasının buluştuğu bir noktada olan Anadolu’nun varlığını koruması için Artemis yardım etmektedir. Depremlerde, Anadolu’nun etrafındaki büyük kara parçalarından birinin altına kaymaması için Artemis bu bölgeyi, dört yayın dört ucundan enerjileri ile tutarak korumakta ve bu önemli işi için Tanrıça Athena Pallas ile birlikte çalışmaktadır.

Bulunan kalıntılara göre ise, Efes, Didim, Manisa ve Kütahya – Çavdarhisar’da Artemis Tapınakları bulunur. Ancak Kütahya – Çavdarhisar’daki tapınak eski bir depremde yok olmuştur. 

Efes Artemis Tapınağı, milattan önce beşinci yüzyılda yapılmıştır ve dünyanın yedi harikasından biridir. İlkçağ'da Efes'te Artemis kültü son derece güçlüydü ve Onun için sürekli festivaller yapılırdı.

Efes Artemis Heykeli hakkında

Efes'in çok memeli Artemis heykelleri Tanrıçanın Doğa ile bütünlüğünü simgeler ve bununla birlikte her bir insanın da Doğa ile bütün olduğunu hatırlatır.

Efes Artemis heykelinin başında 3 katlı kule biçimli tapınak vardır. Bu sembol, Tanrısal Sevgiyi yaşayan her ruhun sonunda Tanrıya ulaşabileceğini simgeler. Tanrısal Sevgi, Ruh için göklere açılan Yolun Işığıdır. Sevgi, bu Ruh Yolu boyunca Tanrı ile her an buluşmayı sağlayan Yürekteki Tapınaktır.

Alnından (üçüncü gözün üzerinden) geçen çember, geçmişi ve geleceği gören yeteneğinin sonsuz güçte olduğunu simgeler.

Artemis’in ensesini çevreleyen, tam daire şeklindeki disk Kadınsallığın simgesidir. Artemis’in boğaz çakrasının üzerinde taşıdığı bu disk Tanrıçanın gerçek doğasını, kadınsallığını ortaya koymaktadır.

Diskin iki yanında beşer adet kartal başlı aslan (grifon) vardır. Aslanlar Artemis’in koruyucu enerjilerini ve yeryüzündeki çalışmalarını korurlar.

Boynuna burç işaretlerinin yer aldığı kalın bir gerdanlık takmıştır. Bu gerdanlık Yeryüzünü ve doğayı koruyan kahraman insanlara Artemis’in verdiği enerji taşlarından oluşan gerdanlıktır ve Onuru simgeler.

Gerdanlığın altında 4 sıra halinde, sayısı 17 ile 40 arasında değişen memeleri vardır. Bunlar Artemis’in her çeşit şifa dağıttığı enerji kanallarıdır ve bereketi, şifayı sembolize eder.

Altı kat halindeki eteği, dörtgen biçimli plakalara bölünmüştür. Her dörtgenin içinde aslanlar, boğalar, keçiler, grifonlar, sfenksler ve arılar kabartma olarak gösterilmiştir. Bu semboller Artemis’e doğanın yaratıcılığını korumak için yardım eden, Ona destek veren hayvanları simgeler.

 

ATHENA PALLAS

Özellikleri 

Athena Pallas, Tanrısal Adaletin ve Kültürün Yeryüzünde uygulanmasını sağlayan Tanrıçadır. Ayrıca Tanrıça
Athena, Tanrısal İnancı da korur. Gerekli gördüğü her an enerjileri veya Tanrıçanın Kendi, çeşitli kahramanlara güç ve destek vermek için göklerden yeryüzüne iner. Bu özveri dolu ve zor işini yapabilmek için yeryüzündeki karanlık durumlara karşı sürekli tetiktedir. Silahları karanlığı doğrudan yok edicidir ve kaskı ve kalkanı Gerçeğin koruyucularıdır.

 Tanrıça Athena Tanrısal Adaleti ve Kültürü savunan tüm kahramanları destekler ve onlara kendilerini karanlık olan her şeyden nasıl koruyacaklarını öğretir. Yüce Ruhlu bir sanatçıya da, bebek bakan ve ruhsallığı yüksek olan annelere de kendilerini olumsuz her çeşit durumdan, duygudan, düşünceden nasıl koruyacaklarını öğretir. Ayrıca Athena Pallas, Yüce Kültür ve Yüce Adalet için savaşan savaşçılara, kendilerini nasıl koruyacaklarının yanı sıra, savaşlarda nasıl mücadele edeceklerini de öğretir. Ruhsal bir savaşçıya Athena, çeşitli yollarla tüm bunları öğretebilmektedir.

Bununla birlikte Tanrıça Athena, Tanrısal Adaleti ve Kültürü savunan ve yaşatan tüm kahramanlara, kendi enerjileriyle ve silahlarıyla destek olur ve hatta bazen kendi gelerek onları korur. Tarihin farklı çağlarında Tanrıça Athena’dan eğitim alan savaşçıların içlerindeki her tür korkuyu attıkları bilinir ve ayrıca önceden ürkek ve endişeli savaşçının Athena ile çalıştıktan sonra tamamen cesur, korkusuz ve tam inançlı olduğu görülür. Ancak dikkat çekmekte fayda vardır ki, Tanrıça Athena Pallas ondan yardım istemese de Yürekten inançlı ve cesur kahramanları korur ve onlara yardım eder. Buna karşılık Tanrıça, inançsız, bencil ve adaletsiz insanlara asla yardım etmemektedir.

 Tanrıça Athena Tanrı Zeus’un, Ona en yakın olan kızıdır. Bilgelik Tanrıçası Metis’in Kadınsal Enerjileri ve Sonsuz Bilgeliği ile Zeus’un Tanrısal Gücünden doğmuştur. Athena Zeus’un başından çıkarak doğmuştur; bu nedenle babasının enerjilerini ve özelliklerini daha çok taşır.

Sembolleri

Mızrak, kalkan, kask ve iki atlı araba genel sembolleridir.

Baykuş, keçi, at, yılan ve boğa hayvan simgeleridir.

Kardelen, menekşe ve lale onun enerjilerini daha yoğun taşıyan bitkilerdir.

Ayrıca selvi ağacı ve çınar ağacı Tanrıça Athena’yı sembolize eder.

Athena’nın enerjisini taşıyan taşlar - demir, gümüş, yakut ve incidir. Renkleri ise sarı, koyu mavi ve bordodur.

 Tanrıça Athena’nın Enerjilerini Yaşamak

Sıradan bir alışverişteki aldatmacadan, devlet yönetimindeki büyük yanlışlara kadar Tanrısal Adalet yokmuş gibi davranılan her türlü adaletsiz durumda, Athena Pallas’tan yardım rica etmek mümkündür. Böylece sorun Sevgiyle çözülebilir ve yaşanan çirkin adaletsizliği, Güzellikle doldurup adalete çevirmek mümkündür.

Hem Kültürün var olması ve korunmasının, hem de insanlık kültürünün ilerici ve gelişime açık olması Tanrıça Athena için son derece önemlidir. Eğer toplumda kültürel bir ilerleme, gelişim ihtiyacı varsa Tanrıça Athena Pallas, insanlara ve topluma enerjileri ile destek verecektir.

Tanrıça Athena Pallas, her insanın kendi Yüreğindeki Tanrısal İnancı korumak için de çalışmaktadır. İnanç, özellikle günümüzde olağanüstü derecede unutulan veya önemsenmeyen Yürek bilgisidir. İnanç eksikliği ve inançsızlık, insanları psikolojik, ruhsal ve bedensel farklı sorunlara itmektedir. İnsanların başta inançsızlık sorunu olmak üzere, bundan kaynaklanan diğer sorunlarının da çözülmesi için Athena Pallas’tan yardım rica etmesi mümkündür.

Unutmamak gerekir ki; Yürekteki bilgilerin canlı kalması, insanın Tanrısal İnancı koruması için insanın özgür olması gerekir. Özgür olmayan insan, Tanrıyı hissedemez veya yaşayamaz ve sonunda inancını da yitirir. İşte bu nedenle Tanrıça Athena, insanın özgürlüğünün de savunucusudur ve koruyucusudur. İnsanın özgürlüğü, Tanrısal Adalet ve Kültür içinde yaşamasına bağlıdır. Böyle olmayan bir ortamda özgürlük de büyük tehlikeye girer. Bu nedenle Yüce Adalet ve Kültürün olmadığı her yerin düzelmesi, Özgürleşmesi, Güzelleşmesi, Yücelmesi için Tanrıça Athena’dan yardım istemek uygun olur.

 Anadolu’daki Yerleri

Tanrıça Athena Pallas’ı eski çağlarda daha çok bilen ve onunla yaşayan milletlerin Anadolu’daki bölgeleri şu şekildedir:

Orta Anadolu’da büyük bir dairesel alanda yaşayanlar, kuzey batıdan başlayan ve Orta Anadolu’ya yaklaşarak güneybatıya doğru uzanan bir geniş yay üzerinde yaşayanlar, ayrıca kuzeydoğudan başlayan ve Orta Anadolu’ya yaklaşarak güney doğuya doğru uzanan diğer bir geniş yay üzerinde yaşayan eski çağ milletleri, Athena’yı yakından tanırlardı. Tanrıça Athena Pallas ile Artemis, deprem gibi bazı ortak konularda, ama daha çok farklı konularda Anadolu’yu korumak için beraber çalışırlar.

Arkeolojik çalışmalarda şimdilik sadece, Anadolu’da Assos, Milet, Bergama, Priene’deki (Aydın–Söke) Athena Tapınakları bulunmuştur. Atina Akropolis'i ve Troya gibi Anadolu’da bazı kentler Tanrıça Athena Pallas’tan yardım rica etmiştir. Tanrısal Enerjilerini sürekli insanlığa yardım için kullanan Athena bu isteği duymuş ve yardım etmiştir. Tanrıça Athena bu şehirlerde yaşayan ve Yüce Adalet için savaşan savaşçıları, kahramanları korumuş ve onlara eğitim vermiştir.

Assos’ta da Athena Palas’a inanan ve ondan cesaret, korkusuzluk ve mücadele eğitimleri alan birçok kahraman yaşamıştır. Assos akropolünün - kentinin en üst noktasında, kuzey-batı, güney-doğu yönünde yer alan Athena Tapınağı, en güzel tapınaklardan biridir. Bu tapınak, özellikle savaşlardan önce ve sonra savaşçıların gelip Tanrıça’nın enerjilerini ve koruyuculuğunu rica ettiği bir mekandı.

Milet’te (Yenihisar ilçesi, Balat köyü yakınlarında) Athena Tapınağı bulunur.

Bergama – Pergamon kentinde de kendisine yüksek inanç ve sevgi duyulan Tanrıça Athena adına burada Athena Tapınağı yapılmıştır. Pergamon Akropol Tiyatrosunun terası denen, tiyatronun üst kısmında bulunuyordu ama şimdi Athena Tapınağı sergilenmek üzere Berlin’e götürülmüştür.

Priene, kültür şehri olması için Athena onun kurulmasına yardım etmiştir. Özellikle ilk kurulduğu çağlarda Yüce Kültürü yaşayan, koruyan ve geliştiren önemli bir kenttir. Ancak daha sonra önemli bozulmalar yaşamıştır.

Antalya – Side’de Athena büstü bulunmuştur.

  

HEKAT

Özellikleri

Hekat Ruhsal Ateş Tanrıçasıdır. İnsanın ve tüm canlıların içindeki Ruhsal Ateşin koruyucusudur. İnsanın içinde Ruhsal Ateş üçlü alev şeklindedir: Güç, sevgi ve bilgeliği temsil eden bu üç alevi Tanrıça Hekat korur ve ateşin artmasına yardım eder. Bu nedenle Ruhsallaşmaya yardım eden Hekat’ın heykelleri, genelde birbiri ile bütünleşik ve sarmaşık üç heykelden oluşur. Ortadaki heykel gücü simgeler ve O hem kendini korur, hem de sağında ve solunda bulunan heykelleri yani sevgiyi ve yürek bilgeliğini korur.

Özellikle Eşi Teşup'un Panteona girmesiyle beraber, Tanrıça Hekat halk için büyük önem taşımış ve kendisine zaman zaman halk tarafından Güneş Tanrıçası da denmiştir.

Sembolleri

Ateş, Duman, Kılıç ve Bulut genel sembolleridir.

Tanrıça Hekat’ın hayvan sembolleri - turna, iki başlı aslan, kobra ve şahindir.

Nane, fesleğen ve tütsü kokuları onu simgeler.

Çam, meşe ve kestane ağaçları Hekat’ın enerjilerini yoğun taşır.

Hekat’ın renkleri beyaz ve koyu mordur. Taşları ise mor kuartz, oniks ve lal taşıdır.

 Tanrıça Hekat’ın Enerjilerini Yaşamak

Özellikle doğum anında annenin yoğun Ruhsal korumaya ihtiyacı vardır. Bu konuda her anneye yardım eden Tanrıça Hekat’ın Enerjileridir. Bu enerjileri bilinçli hissetmek için bunu Tanrıçadan rica etmek gerek ve böylece güçlendirmek mümkündür.

Olumsuz düşünce ve duygulardan kendini korunmak veya başka birini veya bir yeri korumak için de Hekat’ten yardım istenebilir.

Gerçek sanatçı yüksek ilham ile çalıştığı için o, eseri tamamlayana kadar Tanrıça Hekat sanatçıyı korur. Bu nedenle her tür Yüce Sanatın ve Sanatçının özel koruyuculuğunu yapar ve sanatçının bunu hissedip koruma enerjilerini güçlendirmesi çok faydalıdır.

 Anadolu’daki Yerleri

Tanrıça Hekat, Anadolu’nun kuzeyinde farklı üç noktadan (Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz’de üç nokta) güneye doğru dik uzanan geniş çizgiler şeklindeki alanlarda yaşayan milletlerce daha çok tanınmıştır. Hekat Anadolu üzerinde bu alanlarda daha çok enerjisini bulundurarak, aynı zamanda, Anadolu’nun kendinin de üçlü Ruhsal Alevini korumaktadır.

Midas’ta (Eskişehir Çifteler’e 39 km. Yazılıkaya (Midas)’ta) bir Açıkhava tapınağı vardır. Bu tapınak duvarlarında Tanrıça Hekat’ten söz edilmektedir. Fırtına Tanrısı Teşup ile Tanrıça Hekat, çoğu kabartmada yan yana ve eş önemde işlenmişlerdir. 

Sivas’ın Gürün ilçesinde de Tanrıça Hekat’e ait izler bulunmaktadır.

Hekat Orta Anadolu halklarının yanı sıra, Torosların da Tanrıçasıdır.

  

HESTIA - VESTA

Özellikleri

Yunan Mitolojisinde Hestia diye de bilinen Tanrıça Vesta, Güzelliklerin Dünyada sevgiyle yaşaması ve korunması için çalışır. Hem tüm canlıları besler, onlar için ışık ve aydınlık kaynağı olur, hem de tüm canlıları korur.

Her yeni günün Şifalı Işık Enerjilerini Dünyaya indiren Vesta’yı, henüz şehrin enerjisi insana pek bulaşmadığı zaman, özellikle sabahın erken saatlerinde onu  hissetmek mümkündür.

Sabahın temiz başlamasını sağlamak için Tanrıça Vesta gece de çalışır. Gece tüm şehirleri ve yerleşim yerleri özel beyaz Ruhsal Enerji tozlarıyla yıkar ve arındırır, böylece şehri korumaya alır.

Vesta, Kronos ile Rheia’nın kızıdır. Tanrıça’ya teşekkür etmek ve sağladığı temizliği korumak için Onun şerefine eski şehirlerin kutsal meydanlarında ateş yakılırdı. Ayrıca evlerde de Vesta ile iletişime girmeyi ve korunmayı sağlamak için etrafında özel süslemeler yapılmış, Altar (sunak) tarzında farklı şömineler vardı. Bazı milletlerde sevgililer, burada ateş yakıp arındırıcı ve ruhsallaştırıcı dileklerde bulunmadan asla sevişmezlerdi.

 Sembolleri

Tanrıça Vesta’nın genel sembolleri Güneş, Yıldız Işığı, Yıldız Tozu ve Süttür.

Lavanta, ayçiçeği, lotus çiçekleri ile selvi ağacı onun enerjilerini yoğun taşır.

Martı, inek, fil ve kanguru onu sembolize eden hayvanlardır.

Tanrıça Vesta’nın enerjilerini daha yoğun içeren taşlar - safir, gümüş, ametist ve yakuttur.

Vesta’nın renkleri sarı, koyu turuncu ve gümüş rengidir.

 Tanrıça Vesta’nın Enerjilerini Yaşamak

Sabahın erken saatlerinde açık havada ve temiz yerde yapılan yürüyüşlerde Tanrıça Vesta’nın Şifalı Enerjileri hissedilebilir ve bu enerjiler bilinçli yaşanırsa insan kendi Ruhsal Enerjilerini güçlendirebilir yani ruhsallaşabilir.

Vesta yaratılan her yeni Yüce Eserin koruyucusudur. Bunu hisseden sanatçı, eserinin daha güçlü korunmasını ve şifasının sürekliliğini Tanrıça Vesta ile ruhsal çalışma (Ruhsal çalışma - Tanrıça ile konuşmak, Onun enerjilerini rica etmek, hissetmek ve yaşamak…) yaparak sağlayabilir.

Tanrıça Vesta anne sütünü arındırır ve sütü içen yeni doğan bebeklerin süt ile arınmasını, hücrelerinin canlanmasını ve bebeğin korunmasını sağlar. Yeni doğan bebeklerin dünyanın her türlü (duygu, düşünce kiri gibi) kirinden korunmasına yardımcı olur. Bu nedenle anneler bebeklerini korumasını Tanrıça Vesta’dan bilinçli şekilde rica edebilirler. Böylece Tanrıçanın Enerjilerini hissederek bebeklerini daha güçlü koruyabilirler.

Doğayı ve tüm canlıları besleyen ve koruyan Tanrıça Vesta’dan, doğal yok oluşları önlemesi için de yardım istenebilir. Susuzluk gibi durumlarda, Artemis ve Afrodit’in yanı sıra, suları koruması ve çoğaltması için ondan da yardım istenebilir. Bunun için onunla çalışılabilir.

 Anadolu’daki Yerleri

Tanrıça Vesta, aslında Anadolu’nun birçok farklı yerinde yaşamış olan Yüce Ruhsal milletler ile birlikte yaşamıştır. Özellikle, Anadolu’nun kuzeydoğusundan güneybatısına ve kuzeybatısından güneydoğusuna doğru geniş iki çizgisel alanda yaşamış halklar tarafından daha çok bilinmiş, sevilmiş ve uzun çağlar boyunca yaşatılarak saygı görmüştür. Anadolu’nun büyük kısmı Vesta’nın arındırıcı enerjilerini almaya devam etmektedir.

Bergama - Zeus sunağındaki (Altar) ilk dönem kazılarında Tanrıça Vesta’ya ait kabartmalar bulunmuştur.

  

HYGİEİA

Özellikleri

Yunan Mitolojisinde Hygieia olarak bilinen Tanrıça, Roma Mitolojisinde Salus olarak bilinir. Tanrıça Hygieia, Kadınsal Enerjinin şifa gücünü korur ve temizliğini sağlar. İnsanın bedensel, zihinsel ve ruhsal temizliği ve sağlığı olması için, Ruhsal Şifa Enerjisini sağlayan Tanrıçadır. Tanrıça ihtiyacı olan canlıyı Ruhsal Enerji ile önce arındırır, sonra da canlandırır. Tanrıça Hygieia, Sağlık Tanrısı Asklepios’un kızıdır.

 Sembolleri

Genel sembolleri Mum, Meşale ve Ateştir.

Ormanlar Hygieia’nın enerjilerini yüksek oranda barındırdığı için, Tanrıçanın diğer bir genel sembolü ormandır.

Menekşe, fesleğen, yeşil sebzeler Hygieia’nın Enerjilerini taşır. Flamingo onu sembolize eder.

Tanrıça Hygieia’nın renkleri beyaz, koyu yeşil ve açık mavidir. Taşları ise safir ve yeşil renkli her cins taştır.

 Tanrıça Hygieia’nın Enerjilerini Yaşamak

İnsan ruhsal, psikolojik veya bedensel bir sağlık sorunu yaşadığında Tanrıça Hygieia’dan, bu olumsuz halden arınmak ve iyileşmek için yardım isteyebilir. Ayrıca insan, Tanrıça Hygieia’dan yardım isteyerek kendi kendini, kendi Ruhsal Enerjisi sayesinde arındırıp iyileştirebilir. Bunu yapabilmek için Ruhsallaşmak ve Tanrıçanın Enerjilerini hissedip Onu yaşamak, Tanrıça ile çalışabilmek yeterlidir.

İnsan kendine sağlık ve şifa dileyebileceği gibi, ihtiyacı olan başkaları için veya büyük bir kitle için, mesela salgın hastalık bulunan bir yerdeki insanların iyileşmesi için de Hygieia’dan şifa dileyebilir. Hatta Ruhsal bir insanın, Tanrıça ile beraber enerji göndermesi ve giden şifayı güçlendirmesi mümkündür.

Anadolu’daki Yerleri

Tanrıça Hygieia, Anadolu’nun kuzey ucundan güneyine uzanan oldukça geniş bir çizgisel alanda ve batısından doğusuna uzanan diğer bir geniş çizgisel alanda yaşayan milletlerce daha çok tanınmıştır. Hygieia, Anadolu’da oluşabilecek herhangi bir genel sağlık sorununa karşı da tüm bölgeyi korumaktadır. Özellikle Tanrıça Kibele ile birlikte Tanrıça Hygieia, yeni Kadın Çağı için önemli ruhsal çalışmalar yaparak Anadolu’da ve tüm Dünyada insanlığa yardım etmektedir.

Kütahya Çavdarhisar’da Tanrıça Hygieia’nın heykeli bulunmuştur. Eser İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Anadolu’da bulunan en ünlü Asklepion Bergama’dadır ve bu sağlık merkezi ünlü Yunan Tanrısı Asklepios’un, yardımcısı Telesphoros’un ve Tanrıça Hygieia’nın şifa veren üstün enerjilerini insanlık için kullandıkları bir merkezdir. O zamanların geniş bir kompleks halinde olan hastanelerinden biri olan bu Asklepion, Helenistik dönemde yapılmış olan en büyük sağlık merkezlerinden biridir. Asklepion’da, şifalı su, kaplıca, fizik tedavi, temiz hava gibi tedaviler yapılıyordu. Bununla beraber, bu sağlık kompleksinin en büyük özelliği Yüce müzikler dinletilerek, ruhsal çalışmalar yapılarak insanın asıl ve Gerçek doğası olan Ruhuna şifalı gelecek tedavilere öncelik verilmesiydi. Çünkü o zamanlar bilinen ama şimdi unutulan bir gerçek şudur ki; her tür hastalığın asıl sebebi ruhsal bir sorundur ve ruhsal sorun çözülmeden yapılan tedaviler kesin ve asıl olan çözüm değildir ve hastanın sadece geçici bir süre iyileşmesini sağlar.

  

KİBELE

 Özellikleri

Tanrıça Kibele (Yunan Mitolojisinde Kubaba olarak da bilinir), Tanrısal Yaratıcı Gücün, Bereketin ve Kadınsallığın simgesidir ve koruyucusudur.

Kadınsal Enerjinin yeryüzündeki yöneticisi olan Kibele’nin Enerjileri, Yeni Çağ’a giren Dünyanın her canlısına ve tüm doğasına ulaşmaktadır. Özellikle içine girilen bu Yeni Kadın Çağı’nda ruhsallaşan her insan Onun Kadınsal Enerjilerini hissedebilir.

Tanrıça Kibele, aynı zamanda doğum gibi Yaratıcılık yeteneklerinin insanoğlunda ve diğer tüm canlılarda düzenli olmasını ve korunmasını sağlar.

Kibele, Kybele ya da Fransızca yazımı Cybele'nin ve Türkçe'de okunuşu Sibel'dir. Mitolojiye göre ise, önceleri Kubaba olan Tanrıça’nın adı giderek "Kibele" şeklini almış.

Heykellerin bir bölümünde doğum yaparken görülür. Otururken ya da doğum anındaki birçok heykellerde yanında iki aslan bulunur. Bazen kollarında, çeşitli efsanelere göre Tanrıçanın hem çocuğu, hem de sevgilisi olan Attis'i taşır.

Sembolleri

Tanrıça Kibele’nin genel sembolleri Yağmur, Akarsu ve Göllerdir.

Aslan onun simgesi olan hayvandır. Yonca ve gündüz ışığında açılıp geceleri kapanan her tip çiçek onu simgeler.

Kristal özellikteki tüm taşlarda enerjisi bulunur. Onu simgeleyen renkler ise lila ve açık sarıdır.

 Tanrıça Kibele’nin Enerjilerini Yaşamak

Yeni Çağ’ı anlamak, ruhsallaşmak ve yaşamak isteyen her insan Tanrıça Kibele’den yardım isteyebilir. Kibele aynı zamanda Yeni Çağın tüm özel çocuklarını korur. Bu nedenle diğer çocuklardan farklı özellikler gösteren her çocuğun toplumsal baskıdan korunması için, özellikle İndigo ve Kristal çocukları her anlamda korumak için Tanrıça Kibele’den yardım rica edilebilir.

Yumurtalıklarındaki sorun nedeniyle çocuk yapamayan bir kadın, Tanrıça Kibele’den Ruhsal Enerji desteği ve Yaratıcılık Şifası rica edebilir. Aynı zamanda, kadınsal herhangi bir rahatsızlığı olan her kadın Kibele’den yardım isteyebilir.

Ayrıca, toprağın verimsizliği gibi durumlarda Tanrıça Kibele’den toprak için verimli, şifalı Yaratıcı Enerjileri rica edilebilir. Ruhsal bir insanın toprağı sevmesi ve bu sevgiyle Tanrıça’dan yardım istemesi çok olumlu sonuçlar yaratabilir.

 Anadolu’daki Yerleri

Tanrıça Kibele, Anadolu’nun bütününde tanınmış ve saygı görmüş bir Tanrıçadır. Eski çağlarda Orta Anadolu’da büyük bir dairesel alanda ve bu dairenin sağında ve solunda daha küçük çapta dairesel alanlarda Kibele yaşamıştır. Tarih boyunca bu bölgelerde yaşamış farklı halklar da, Kibele’nin Enerjilerini çağlar boyunca çok güçlü hissetmiş, yaşamış ve yaşatmıştır.

Anadolu’da bilinen ve eski çağlarda söndüğü veya yeraltına/su altına indiği için bilinmeyen tüm yanardağları kendi enerjileri ile kontrol eden Tanrıça Kibele’dir. Kibele aynı zamanda Dünya için, insanlık için olağanüstü güçte enerjileri ile Yeni Çağı desteklemektedir. İnsanlığın ruhsallaşarak Yüksek Kültüre ulaşması için kendi Kadınsal Enerjilerini tüm halklara yağdırmaktadır.

Arkeolojik çalışmalarda, şimdiye kadar bulunan Kibele ile ilgili kalıntılar, gerçekte mevcut olandan çok daha azdır.

Afyon – Eskişehir civarında açık hava tapınakları bulunur. Burada, Ana Tanrıça ile iki yanında aslan kabartmaları bulunur.

Gaziantep’in İslahiye ilçesinin 22 km. doğusundaki Yesemek’te, Kibele’ye ait birçok heykel kalıntısı bulunmuştur.

Kibele kültünün ve tapınma merkezinin ortaya çıkarılabildiği yer Pessinus antik kentidir. Bu kent, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, Ballıhisar Köyü’nde bulunmaktadır. Özellikle Pessinus kentinde, Kibele inancı ve sevgisi çok yüksekti. Çünkü burada yaşayan halk ruhsaldı ve Tanrıçanın enerjileri ile ruhsallıkları korunuyor ve artıyordu. Kibele ruhsal enerji gücüyle bir inci yaratmış ve bu incinin Pessinus kentinde bulunan Kibele Tapınağını ve tapınağa gelenleri korumasını sağlamıştır. Aslında Yüce Kültürün simgesi ve koruyucusu olan bu taş, insanlığın inancı azaldıkça ve insanlar bozuldukça kararmış ve sıradan bir taşa dönüşmüştür.

Manisa’ya 7 km. uzaklıkta, Spil Dağı üzerinde Kibele’nin iki aslanla yapılmış rölyefi bulunur.

Antalya – Side’de, Tanrıça Kibele’nin heykeli bulunmuştur.

 

 NİKE

Özellikleri

Tanrıça Nike, Barışın ve Özgürlüğün koruyucusudur. Evrende Dünyanın özgürlüğünü korur ve Dünyadaki canlıların ahenk ve barış içinde yaşamasını sağlar.

Nike aynı zamanda Ruhsal Sanatçılara yüksek ilhamlar vererek, eserlerin Kozmik Ahenk ve Armoni taşımasını sağlar. Bunun yanı sıra, Yüce bir müzik dinleyince veya resim seyredince, herhangi bir insanın yüksek frekanslara çıkmasına da Tanrıça Nike yardım eder. 

Sembolleri

Genel sembolleri Meşale, Kar Taneleri ve Mavi Gökyüzüdür.

Tavus kuşu ve martı onu simgeleyen hayvanlardır. Kaktüs çiçeği ve akasya ağacı da onu sembolize eder.

Tanrıça Nike’nin taşları safir ve yakuttur. Renkleri ise mavi ve açık kahverengidir.

 Tanrıça Nike’nin Enerjilerini Yaşamak

Bedensel veya ruhsal bağlılık veya kölelik hissedilen veya yaşanan durumlarda Tanrıça Nike’den yardım istemek mümkündür. Böylece Tanrıça, hapiste bulunan bir insana bile insanın kendi Ruhunun Sonsuz Özgürlüğünü yaşatabilir. Ayrıca savaş olduğu zamanlarda savaşın bitmesi ve barış olması için Tanrıça Nike’den enerjileri rica edilebilir.

Gerçek sanatçı, eserini yapmaya başlamadan önce ve yaparken Gerçek Özgürlük ve Yüksek İlham ile çalışmak ister; bunu sürekli sağlamak için Tanrıça Nike’den yardım istenebilir.

Ayrıca Tanrıça Nike, herhangi bir sebeple acı çeken bebeklerin yardımcısı, şifacısıdır. Bebeklere veya çocuklara Onu simgeleyen resimler göstermek veya oyuncaklar almak çok şifalıdır.

 Anadolu’daki yerleri

Tanrıça Nike’yi Anadolu’da eski çağlarda daha çok bilen ve seven halkların yaşadıkları bölgeler: Anadolu’da kuzeyden güneye uzanan büyük ve uzun bir alan ile bu alanın her iki tarafında açık duran birer kanat şeklindeki alanlardır. Bu şekiller hayal edildiğinde Anadolu’yu, iki kanadı açık uçmaya hazır bir kuş olarak görmek mümkündür. Tanrıça Nike, Anadolu’nun ve Anadolu insanının özgürlüğünü yüzyıllardır korumaya devam etmektedir.

İzmir – Kalabaksaray’da (Myrina Antik kenti) ve Bergama’da Helenistik dönemden kalan heykelleri bulunur.

 

 TANRIÇALAR HAKKINDA SON SÖZ

Tanrıçalar kendi Ruhsal Enerjileri ile insanlık için olağanüstü çalışmalar yapmaktadır. Tanrıçalara ve tüm çalışmalarına hak ettiği sevgiyi ve saygıyı göstermek gerekir. Özellikle günümüzde çok fazla ürün, işletme veya marka Tanrıçaların isimleriyle halka sunulmaktadır. Bu tip ürün veya marka Gerçek Kültüre hizmet etmelidir, Tanrıçanın Kutsallığına aykırı olmamalıdır. Ayrıca o ürünün içeriği ve özellikleri ile Tanrıçaya saygısızlık yapılmamalıdır. En azından bu konularda gayret ve özen gösterilebilir.

Anadolu gibi Tanrıçalarla ve Onların Yüksek Enerjileri ile dolu olan bir yerde yaşayan halkın tüm Dünya ülkeleri ile, her koşulda ve her zaman barışı istemesi ve savunması gerekir. Bu topraklarda yaşayan her bir insan, özellikle de kadın, tüm insanlığın bir gerçek Kardeşlik olduğunu bilmelidir ve bu Kardeşliğin Yüce Değerini tüm Dünyada korumalıdır. Özellikle Kadın Çağı’nda Tanrıçalar sadece Birliği ve Barışı desteklemektedir.

 
Copyright ©2007 - Kadın Çağı Web Sitesi.
Tüm Haklar Saklıdır. Bu sitedeki metinlerin hiçbir sayfası veya parçası kopyalanamaz ve kullanılamaz.