Ana Sayfa
   Kadın Çağı
   Kadın Ruhsallığı
   Kadın Özgürlüğü
   Güzellik ve Kültür
   Kadın Yüceliği ve 
   Kahramanlığı
   Kadın ve Erkek
   S e v g i
   A n n e l i k
   Yeni Çağın
   Çocukları
   Sağlık ve
   Alternatif Şifa
   Metotları
   Yaratıcılık
   Anadolu
   Tanrıçaları
   Kütüphane
   Sorular ve Cevaplar
  
 
 
  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

A N N E L İ K 

 

Anne, önce küçük bir kız çocuğudur.

Sonra büyür genç kız olur.

Anne  aşık olur ve sever.

Sonra evlenir, hamile kalır ve çocuğu olur.

Anne işte bu anda somut bir anne olur.

Daha öncesinde ise potansiyel bir annedir.

Anne hamile kalır; bebeği doğurur büyütür ve yetiştirir.  

Kimdir Anne, nedir Annelik? 

Annelik bir kadının Yüce Görevidir. Her kadın henüz küçük bir kız çocuğu iken bile bunun güzelliğini, anneliğin ruhsal boyutunu öğrenmeli ve idrak etmelidir. 

Kız çocuğu regl olduğu dönemde potansiyel annedir. Yani anneliğin birçok hormonu ve ruhsal özellikleri içinde çiçek gibi açmaya başlar. Bu çiçeklere iyi bakması, koruması gerekir, ama asla bedeninden ve ruhundan utanmaması ve onları hor görmemesi gerekir.

Küçük kız çocukları oyuncak bebeklerle oynamayı sever. Bu onların geçmişten gelen ve bilinç altında saklı olan eski annelik tecrübelerini aktif hale getirmek demektir ve aynı zamanda gelecekteki annelik görevine hazırlıktır. Kız çocuğunun dikkatini Yüce Görevine, ona ait güzelliklere çekmek için çocuğun bebeklerle annelik oyunları çok önemlidir. Her ne kadar günümüzde bu alışkanlıktan yapılıyor olsa da amaç budur. 

Yani annelik bebek sahibi olmak, anne bebek sahibi kadın demek değildir sadece. Anne ve annelik hem hamile kadını, hem hamilelikten öncesini, hem hamilelikten sonrasını kapsayan bir süreçtir. Hatta annelik duygusu, hamile kalmadan evlat edinme ile de hissedilebilir. Genç kız sever. Sevgisi eğer Yüce idraka dayalı bir sevgi ise eşi veya sevgilisi ile ruhuna güzellikler akar ve o da güzellik katmak ister dünyaya. Bu hissettiği Yüce Tanrısal Işığa karşılık yaratıcılık katmak ister. Eğer ruhu gerçekleri idrak edememişse,  içinde Tanrısal bir güzellik veya yaratıcılık gayreti olmadan, sıradanlıkla, bilinçsizce bir bebek getiriyordur dünyaya.

Anne, hamile kadın, renkli bir havuz gibidir. Ruhu ne kadar renkli ise bebeği de o kadar huzurla, ahenkle, hatta yaratıcılıkla büyür karnında. Çünkü bebek her şeyden önce Annenin Ruhsal Suyu ile büyür. Bunun anlamı bebeğin vücuduna, damarlarına annenin gıdasından önce özü, ruhu akıyor. Damarlarından geçip onu arındırır gibi, yeni ruhla kucaklaşıp selamlaşıyor gibi…

 

Her kadın bebeği olmasa da potansiyel annedir. Kadın anne olmasa da etrafında akraba veya akraba olmayan birçok çocuğa annelik yapabilir.

Anne bebek yaratır; annelik ise insan yaratmakla ilgilidir. Ruh eğer coşkun bir nehirse annesi kötü yetiştirse de o yolunu bulur, yolunu kendi çizer gider. Ancak ruh, birçok ruh nehri gibi henüz durgunsa, akacak yolu bilmiyorsa anne nehre yol açandır; anne nehrin okyanusa açılan yolunu yani Tanrısal Sevgiye giden yolu açandır. Çünkü anne, dünyada ve evrende ahenk yaratmak için vardır; bebek yaratmak için değil sadece… Bebeği yaratmak işin en kolay parçasıdır, çünkü doğal ve Tanrısal bir yetenektir bu.

 

 

ANNELİK VE YENİ ÇAĞ

Kimdir Anne?

Hamile kalan, doğum yapan, bebeği büyüten, çocuğu yetiştiren…

Yeni Çağ, annenin tüm bu görevlerini, işlerini daha kutsal ve yücelikle yapabileceği enerjiler taşıyor. Annenin çocuk yetiştirmenin gerçek yolunun nasıl olduğunu bilip yine de acizlikle oturmasına gerek yok; annenin bu yeteneği var: Ruhunu açmak, Yeni Çağın yeni frekanslarına açık olmak, onlarla uyumlu olmak yeterli.

Annenin ruhsal olması, bebeğinin beşiğidir, sonra da çocuğunun yatağıdır: sonsuz huzur verir. Hatta karnındaki bebeği de kucaklayan ruhsal bir su yatağıdır. Aslında bir annenin bebeğine vermesi gereken ilk şey Sonsuz Huzurdur. Çünkü huzurdur aklı durduran, insanı evrenin boşluğuyla birleştiren, insanı Tanrı kucağında hissettiren. Evet, anne bunu hissedebilir: Tanrının bizi kucağında tutmasını hissederek, anne bunu, Tanrı kucağını, kendi kucağındaki çocuğuna da hissettirebilir. 

Yani çocuğa Tanrının kucağını, onun şefkatini ve sevgisini hissettirebilir. Anne sadece bu Yüce Güzellikler için araç olduğunu bilirse, çocuk da doğrudan Tanrıyı hissedebilir, Tanrının kucağını, gerçek kucağı hissedebilir. 

İşte bu nedenle annelik çok önemli bir konu; anne ruhsallaşmasa, anne Gerçek Sevgiyi özgürce yaşamayı bilmese, çocuğuna sadece egosundan gelip akan şeyleri iletir. Ve ne yazık ki çocuğa kendi negatif özelliklerini, negatif enerjilerini hatta belki negatif karmasını vermesine neden olur. Anne bebeğin, Özgür Ruh olduğunu anlayıp ona kendi sadece Tanrısal bir araçmış gibi davransa, o zaman, bebek için Tanrıdan aldığı her şeyi geri Tanrıya dönsün diye sevgi ile bebeğine verir… Bu ise ruhsallıkla olur. Bunun dışındaki her veriş bencildir, egodandır. 

Bebek gerçekten Tanrısal bir lütuftur. Hem o bebeğin ruhuna, hem anneye, hem babaya, hem herkese… Bebek, ruhun saf ve temiz doğuşudur. Ruhun gerçekte ne kadar saf, temiz ve yumuşak kokulu olduğunu simgeler. Bir bebek gibi doğan ruh, bir bebek gibi büyümeli ve koca bir adam olduğunda bile saflık ve temizlik açısından bebek özelliklerini korumalı. Anne kendi canlı ve ruhsal bir örnek olarak çocuğuna bunu öğretebilir. 

Bebeğin ihtiyacı olan şeyi bebeğe verebilmek için anne doğrudan Tanrıdan yardım isteyebilir.

İnsanoğlu kendini bazen Tanrı yokmuş gibi aciz ve yalnız hissediyor. Bu nedenle de babası evde olmayan bir çocuk gibi rahat ve bolca yaramazlıklar yapıyor. Oysa insan yaşam gemisinin dümenine geçmiştir; geminin gerçek kaptanını arasa da, insanın kendi  geminin gerçek kaptanıdır. Yaşam gemisinin kaptanı olan insan, her şeyle bütün ve bir olan Tanrıyı idrak etmedikçe ve Ondan sevgiyle yardım istemedikçe, güçsüzlük ve yalnızlık hissetmeye devam edecektir. Bir annenin görmesi gereken ilk şey de bu Birliktir. Bilinmesi gereken, tüm çocukların, tüm yaşam gemilerinin, tüm denizlerin, tüm annelerin, tüm babaların aslında Tek olduğu, bütün olduğu ve bu Birliği Tanrının sağlamış olduğudur! Bu bilinç özellikle annenin ihtiyacı olan gücü sağlayacaktır.

Öpün, koklayın, sevin çocuğunuzu, ama bunu Tanrısal yapın yani önce ruhsallaşın! Çünkü Tanrının bir parçası olan çocuk Tanrısal ilgiyi hak ediyor. 

Yeni Çağın enerjisi ile bunları yapmak çok daha kolay. Anneler bunu uygulamalıdır. Aksi takdirde çocuk ile anne arasındaki ilişki çok derin zarar görebilir. Çünkü artık yeni doğan çocukların önemli bir kısmı, çevredeki insanların egosu onlara ne yapsa yapsın Tanrıyı unutmayacak, O'nun bilinci ile her şeye bakacak ve eleştirecekler. 

Bazı alışkanlıklar – hem sizin, hem de etraftaki insanların alışkanlıkları - sizi zorlayabilir. Buna aldırmamak gerekir; yeni kuşağın özelliklerini, Yeni Çağın güzel ve yüksek frekansını herkese anlatabilecek güç her kadında zaten olacak, hatta var bile! 

Çocuğunuza ruhsal oyun arkadaşı olun. 

Birçok annenin yaptığı bir hatadır bu: kendini çocuğuna adar, bu adayışı herkese ilan eder ve bununla gururlanır. Oysa kurak bir nehir neyi, hangi su damlasını kime adayabilir? Asıl adanma Tanrıya olmalıdır; o zaman tüm diğer adanmalar da zaten gerçekleşmiş olur. Bu nedenle Tanrıya ulaşmamış, onu hissedememiş anne hiç kimseye adanamaz. Eğer konu egonun adanması ise, onun zaten hiç bir anlamı ve önemi yok.

Sevgiyle, özgürce Büyük ve Yüce Sevgi Okyanusuna akmaya devam eden ruhsal anne, bebeği için bir nehir gibidir. O kendi içinde ruhsal nimetleri yetiştirmekten vazgeçmez, Özgür Ruh olarak kendi Yüce Yolunda ilerlemeye devam eder.

 Tanrı hiçbir insana ruhsal açıdan taşıyabileceğinin üzerinde yük vermez. Yükünüz varsa, ağır geliyorsa onu ego ile değil, ruhun hatta Tanrının yardımı ile kolayca taşıyabilirsiniz. Hatta Tanrıdan içtenlikle, inanarak yardım istediğiniz an, O zaten yükü azaltır. 

Bebeğe karnınızda iken güzel müzik dinletmekte büyük fayda var, hatta hamilelik döneminde yürüyüş veya yüzme gibi sporlar yapmak, yediklerine dikkat etmek; bebeği doğum anında sevinçle karşılamak; bebeğe anne sütü vermek; bebeğin gıdalarını sevgiyle hazırlamak; doğan bebeğe de güzel müzikler dinletmek; onunla büyüdükçe de ilgilenmek, sanatla ilgilenmesi için teşvik etmek... bir annenin heyecan verici, güzel ve  kutsal görevidir.

Ama her anne inanmalı ki, bunların hiçbirini yapmaya olanak olmasa bile, ruhsal anne bebeğin ruhuyla ilk buluştuğunda, ona vereceği Tanrısal Yüce Özgür Sevginin yerini hiçbir şey alamaz. Bu nedenle annenin yaptığı her şeyi Tanrısal Yüce Özgür Sevgiyi hissedip, ona konsantre olarak yapması uygun olur.

Bu zor değil! Asıl zor olan ego ile yaşamak; onun düşüncelerinin, duygularının hapsinde olmak. İnsanoğlu egosunu yaşayarak her şeyi mahvetmişse bile, ama sonra pişmanlıkla bağışlanma ricasında bulunsa, Kutsal ve Yüce yolu seçmiş olur. 

Anne ruhsaldır, annelik ruhsallığı yaşamanın en güzel yollarındandır. Annelik ruhsallığı yaşayıp Tanrıya sevgi ve güzellik sunmanın en güzel yoludur ve bu zor olmadan yaşanabilir; hatta çocuğu olmayan kadın bile bunu yaşayabilir. 

Acaba kaç anne çocuğuna sahip çıkmadan, onun özgürlüğünü engellemeden, onun Yüce Tanrı ile arasında farklı bir ruh bağı ve yolu olduğunu idrak etti? Buna hiçbir zaman geç değil! Yeni Çağda en çok idrak edilmesi ve desteklenmesi gereken en önemli  konu budur. 

Her kadın henüz küçük bir kız çocuğu olduğu zaman ruhsallaşması ve bu öncelikle annesi tarafından destek görmeli. Kadının kendinin ruhsallaşması lazım! Her zaman özgür ve sevgi dolu, ama Yüce Hedefe, Yüce İdrak ile akmalı. Ve böylece kadın sonunda ruhsal bir anne olur: Yeni Çağın Çocuklarını iyi yetiştirir, onlarla iyi geçinip iletişim kurabilir ve elbette annelik sanatını doğrudan Yüce Anne, Alem Annesi ile kendince keşfeder. 

Anne öncelikle bebeğin Ruhunu, Yüreğinin Işığını idrak etmelidir. Bebeğinin Yüreğinin Işığını ortaya çıkartıp, onun artmasını sağlamaya çalışmak çocuk terbiyesinin Temelidir! Bunu nasıl yapmak gerek? Anne çocuğu için ışık kaynakları yaratmalı ya da mevcut ışık kaynaklarına onu yönlendirmeli. Örneğin, müzik, resim, dans, tiyatro veya şiir gibi sanat türleri ile çocuğu tanıştırmalı, ona Estetik Hazı ve Güzelliğin sevincini sevmeyi ve yaşamayı öğretmeli.  Ve elbette anne, çocuğun yaratıcılığına her zaman destek ve öncelik vermelidir. Çünkü o henüz dünyada olmayan bir sanat dalını indiriyor da olabilir.

Anne çocuğunun ruhsallaşmasını, kültürlenmesini asla gelecekten veya maddi zorluklardan korkmadan sağlamalıdır. Anne bebeğin, çocuğun bedeni aç kalacağını bilse de, onun ruhunu Ruhsal besinlerden mahrum etmemeli. Çünkü çocuğun bedeni tok ve sağlam olsa bile, ama ruhu aç ve bakımsız kalsa bu durum onun ruhsal ölümüne sebep olabilir. Unutmamak gerek ki insan beden değil - ruhtur! Ruhsal Anne şunu bilir; onun çocuğu Tanrınındır ve Tanrı hiçbir zaman merhametsiz değildir. Yavrusunun gıdasını, gereken ihtiyacını veren Tanrıdır. Her tip korku bu Gerçek Tanrısal Gıdadan çocuğu uzaklaştırır. Anne aydın, ışıklı ve korkusuz olmalı ki, karanlık yavrusuna yaklaşamasın.

Bir annenin Yeni Çağ’da çok büyük güçleri, enerjileri var. Çünkü o normal bebek doğurmuyor; Tanrı’ya daha yakın ve daha yüksek frekansta bebek doğuruyor. Hamile bir kadının, karnındaki bebeğin yüksek frekansı ile uyum sağlaması çok önemli. Aradaki frekans farkı çok büyükse bebek gelmek istemeyebilir ve anne için kötü ve acı durumlar oluşabilir. Hamile kadın bebeğin yüksek frekansına uyum sağladığı durumda ise, kadın hiçbir Tanrısal dua veya mantra söylemiyor olsa da, Tanrıya ve Tanrısal bilince normalden daha yakın olur. Anne ve karnındaki bebeğin pozitif ve yüksek seviyede frekanslarının buluşması denge yaratır ve aynı zamanda anneyi ve bebeği daha da yukarı - daha da yüksek frekansa taşıyabilir.

Hamile anne sadece dünyada değil, evrenin her noktasında da saygı değerdir; saygı ve sevgi görür. Çünkü o Tanrısal Yaratıcılığın simgesidir ve saygıyı hak eder.

Evrenin her yerinde saygı görmek şu demektir: anne her tip karanlık durumu veya karanlık/bozuk kişiyi bile aydınlatacak güce sahiptir. Özellikle Yeni Çağ’ın annelerinde karanlığı aydınlığa dönüştürecek çok büyük ve güzel güçler var. Bu ruhsal gücü kullansalar etraflarında görecekleri hızlı aydınlanmaya onlar bile inanamayacak. Annenin bulunduğu ortamda söyledikleri ve davranışları ile etrafını aydınlık anlamda etkileyen gücü var. Annenin bu yol gösteren meşaleyi kaldırması, tüm etrafındaki kadınlar hatta Dünya için çok faydalı olur. Bunun için cesur olmak ve Tanrı’dan güç istemek yeter.

Bebeğin dünyaya geldiği an, bebeğin ilk çıkışı kesinlikle hissedilmesi gereken bir andır ve anneye ruhsal anlamda çok şey katar; anne o anda Tanrıyı hissedebilir bile… Çünkü o an, Tanrının yaratıcılığı ile oluşan meyvenin Tanrısal bir güçle Tanrı gibi ortaya konduğu andır: o an binlerce şeyi, binlerce öğretiyi içinde barındırır: Gerçek Sevgiyi, Gerçek Şefkati değil sadece… Gerçeğe, Tanrıya her an ne kadar yakın olduğunu yaşar. Doğum anı Tanrıya duyulan Yüce özlemi, ruhun cesaretini, kahramanlığı, annenin ve bebeğin Tanrısal özverisini ve daha birçok şeyi de içinde bulundurur.

Bebek dünyaya geldiği zaman hala doğrudan kendi Gerçek Öz’ü ile ve Tanrı ile iletişim içindedir. Bu nedenle annenin, babanın ve bebeğin yaratıcı gücü yüksek, masum ve sevinçlidir.

Anne sütünün asıl kaynağı annenin vücut suyudur. Annenin aldığı diğer gıdaların yanı sıra içtiği suyun önemi büyüktür. Özellikle hamile kadının temiz, şifalı dileklerle ve bolca su içmesi çok önemlidir. 

Annenin sütü bebeğin sadece bedenin değil, ruhunun gıdasıdır ve şifa kaynağıdır. Aynı zamanda annenin sütü bebeğin bedeninin temiz ve saf olmasını sağlayarak onun ruhsal gelişmesini desteklemektedir. Yani annenin sütü Tanrısal bilgeliği ve Ruhsallığı da içerir ve bebeğin ruhsal gelişmesinin temelini sağlar. Elbette bir önemli şartla - annenin kendi bu Ruhsallığı ve Tanrısallığı taşıyor ve yaşıyorsa!

Anne hiç dua okumasa bile sütü bebeğe duadır. Çünkü süt, Tanrının bebeğe söylediği şarkı ve verdiği tılsımdır. Tanrının bunu yapabilmesi için Anne o çok güzel ve temiz haliyle çok güzel ve iyi bir araçtır Tanrı için. Bebeğin süt içmesi ile her bir hücresine Tanrısal Müzik akıyor denebilir. Her bir hücrenin yıldızsal enerjisini daha ve daha parlak, daha ve daha aydın yapıyor.

Anne, bebeği kucakladığında onun her bir noktasını yıldız yıldız görebilir ve onunla kucaklaşınca evrenle kucaklaşıyor gibi hissedebilir. Bu hem annenin hem bebeğin ruhuna çok iyi gelebilecek bir histir ve aralarında oluşacak enerji akımı, hem anneye, hem bebeğe göksel sevinç ve şifa getiriyor.

Bebeğin kokusu, Evrenin bütünlüğünü, Kozmosun kokusunu ve özelliğini getirdiği için çok etkileyicidir. 

Çocuğu aydın ve Gerçekleri gören biri olarak yetiştirmek gerek.

Tanrı, anneden mükemmel bir insan olmasını değil, Tanrıyı unutmamasını istiyor.

Her kadın Gerçeği Yüreğinde her zaman unutmadan taşımalı ve buna uygun yaşamalıdır. Çünkü insanoğlu Tanrı’yı unutup savaştan, birçok ahlaksızlığa kadar her gün binlerce şey yapıyor. Kadın – Anne öncelikle kendi hayatı ile örnek olarak insanlığa Gerçekleri öğretmelidir!

Kadınların Ruhsallaştığı bir ortamda, kaba, ahlaksız, kültürsüz davranışlar olur mu? Kadının Ruhsallaşarak ışıklanması, annenin ışıklanması demek; annenin ışıklanması ise toplumun aydınlanması, Kültürlü olması demektir!

Kadının-annenin taşıdığı enerji sadece kendi çocuğuna değil, ışığı tüm dünyaya yayılan, tüm dünyayı aydınlatan bir meşale gibidir. Meşaleler artarsa belki de dünya, kendi üzerinde Ruhsal Kültür Işığı taşıyan parlak, Güneş gibi bir gezegen haline gelebilir. Kadın temizliğinin – temiz Yürekliliğinin önemini hissetmeli, bunu yaşamalı ve tüm yakınlarına anlatmalıdır. Dünyaya bir meşale yetmez,  Aydınlık ve Birlik Güneşi için temiz Yürekli her bir kadın kendi meşalesini yakmalıdır. 

Baskılar gören bir kadın, üzerindeki baskılara rağmen Gerçeği görüp öğrenince Gerçeğin takipçisi olabilir; hatta bunu yanındaki erkeğe de öğretebilir. Çünkü Tanrı Sevgisi olmayan bir Yürek yok, Ruh yok ve bu nedenle Gerçeğin ulaşamayacağı Yürek de yoktur. Yine de Gerçeği, kadının yanındaki erkek kendi Yüreğinde idrak edemiyorsa ve Ruhsallaşmak için çaba göstermiyorsa, bu durumun üzücü de olsa ortaya çıkması önemlidir. 

Anne, kozmosta var olan büyük, güçlü, mükemmel ahenkte, sanki sonsuz sayıda parlak yıldızlardan oluşan Tanrısal Enerji Ağının bir parçası olduğunu hissedebilir. Bu Ağ doğrudan Tanrının Yüreğinden Enerji alır ve sadece O'nu gerçekten sevene Enerji verir.

Anne gerçek özverisini ve cesaretini önce Tanrıya, sonra çocuğuna göstermeli.

Her annenin çocuğunu kendine özgü yetiştirmesi ne güzeldir; standartlara kapılıp kalmamalıdır. Anne Yüreğinde Gerçekler olduğu sürece kadın yaratıcılığının sonu yoktur. Bu nedenle Yürekteki Gerçeklere açık olmak gerek. Tanrısal Sevgi Yolunun insana yaratıcılık akıtmasına izin vermesi ve kadının bunu yaşayıp bebeğine, eşine, sevgilisine, dostuna da yaşatması uygundur.

Annenin bebeğine verdiği öpücük özeldir; çünkü anne kendi parçasını, canının bir parçasını öptüğünü hisseder ve bebeğe de bunu hissettirir. İşte insanı yaratan Tanrı da hem de her an insanı alnından öper; bunu hissetmek için O'na sevgiyle açık olmak yeterlidir.

Bir annenin yavrusu için duyduğu his, çocuk büyüse de her yaşta aynıdır ve hep aynı güçtedir. Ama anne özellikle Yeni Çağ’da, yanlışı gören ve düzeltmek isteyen çocuğunu özgür bırakmalıdır ki, Tanrının ona verdiği görevini yapabilsin. Bunun için anne, Sevgili Meryem Ana’nın yaptığını örnek alabilir. O çocuğuna inandı, güvendi ve her şeyden daha önemlisi, o Tanrıya inandığı ve güvendiği için, Tanrı'nın onun çocuğuna kendisinden daha iyi bakacağını bildiği için, çocuğunu özgür bıraktı. Özel bir çocuğa özel bir anne oldu. İşte anne her çocuğun özel olduğunu hep hatırlamalı ve buna uygun davranmalıdır. Anne özgür, inançlı ve Yüce Sevgiyle dolu olmalı. Anne ruhsal olmalı!

Son zamanlarda gerçek anlamı kaybolan ruh ve ruhsallık kavramları, Yeni Çağ ile birlikte çok güçlü şekilde idrak edilmeye başlandı. Annenin bu ruhsal aydınlanmayı anlayarak, Yeni Çağ'a uyum sağlaması için ruhsallaşma çabasına girmeye hemen  başlaması gerek!

Bu sözlerin amacı - Tanrısal hayranlık, Tanrıya hayranlık yaratmak değil. Amaç Gerçeği ve Gerçeğin her şeyde ve her yerde Kendini ortaya koyup bize seslendiğini idrak etmek. Ruhun Yüceliğini ve Yüce Tanrıya nasıl ulaşabildiğini görmek ve sonsuz hayatta bile, bunun en önemli idrak olduğunu fark etmek ve bunu unutmamak son derecede önemlidir!

 

ANNELİK ve BABALIK

Erkeklerin de annelik konusunu anlamaları, anne ruhunu, bebek ruhunu yakın hissedip onlarla birlikte gelişmek için çabalamaları gerekir. Çünkü çocuk doğurmak sıradan bir iş değil; muhteşem ve görkemli bir yaratılış sürecidir. Erkek – baba da buna, sürecin her anına tanık olmalı. 

Erkek – baba enerjisi, anne enerjisinden farklıdır. Bebeğe her ikisinin de enerjisi gerekir. Her insanın doğası bunu istiyor, bu nedenle erkek kendi enerjisinin bebek için önemini anlamalı ve annelik sürecinin her aşamasında anneye tam destek vermelidir.

Bugün dünyada Gerçek Sevgi ve Gerçeğin Kendi, annelik ile ortaya çıkıyor. Sadece annelik, Gerçek Sevgiye ve ruhsallığa kişiyi en kolay şekilde yaklaştırıyor. Kadın hiç çaba harcamasa da sadece anne olarak ruhsallığın güzelliğini ve kutsallığını anlıyor. Ama bu süreç, Gerçek sevgiyi anlama ve ruhsallaşma açılarından aynı zamanda baba için de büyük bir şanstır!

Gerçekleri yaşamak için ruhsallaşmak gerek! Annelik dönemi sevgililer için en güzel zamandır, bunun için büyük ve kutsal bir şans kapısını açar.

Tanrı kadınları meleklerden bir basamak aşağıda görüyor. Kadınların güzelliğinden, hayatından, haklarından, anneliğinden söz ederken şunu fark etmek gerek ki, sadece kadınla eşitlik içinde birlikte olan erkek kendi hayatının bütününü veya kutsal birliğini oluşturabilir ve kendi hayatına güzelliği, özgürlüğü, mutluluğu getirebilir. Erkekler değil kadınlar, anneler, insanlığın anneleri bu dünyayı kurtaracaktır. 

Bu bizim dünya bu kadar dehşet verici kaos içinde olması trajedi değil mi? Ama bu durumu değiştirmek için o kadar az çaba gösteriliyor. Ama bu dünya ve bu insanlık mutlaka kurtarılmalıdır. Eğer insanlık kendi kendini kurtaramıyorsa Tanrı’nın Işığı olan Kutsal Ruh bunu yapacaktır. Çünkü O Göksel Kraliyet’tir. Çünkü O kesintisiz mutluluktur. Çünkü O her şeyi yaratan ve her kadının içinde olan Alem Annesi’dir. İşte bu nedenle bu dünyayı kurtaracak olan erkekler değil kadınlardır: kadınların özverisi, cesareti, sevgisi, kadınsallığı, anneliği ve kahramanlığı!

 

  

ALEM ANNESİ

İnsanlığın başından beri bu gezegenin başında Alem Annesi duruyor. O bir sembol değil, O kadınsallığın Yüce Gerçeğidir. Bir sürü kahraman oğullarını ve kızlarını kahramanlığa kutsadı ve teşvik etti. Dünyanın çeşitli bölgelerinde Alem Annesi kendini çeşitli şekillerde göstermiştir. Hindistan’da Parvati, Şakti, Durga, Kali, Sarasvati, Lakşmi gibi; eski Mısır’da İsis, İştar; Ortadoğu’da Kibela, Artemis, Afrodit, Venüs, Athena Pallada! Atlantis’ten sonra Lüdsifer, ruh kültürüne zarar verince, Alem Annesi kendi yüzünü kapattı.

Venüs gezegeni en eski zamanlardan beri Alem Annesi’nin sembolü sayılır. Venüs gezegeni dünyaya olağanüstü yakınlaştığı zaman dünyada Alem Annesi Çağı başlayacaktır. 1924 yılında kısa bir süre Venüs gezegeni dünyaya iyice yaklaşmıştır. Onun kudretli ışınları dünyaya çok yaklaştılar ve dünyada her şeyi etkilediler.

Alem Annesi Kavramı ve Gerçeği insanlara, insan bilincine kozmik dalgalarla yaklaşıyor. Tüm çağlar ve tüm dünya insanları için Alem Annesi en Kutsal Kavramlardan biridir. Tüm eski ve yeni ezoterik öğretiler, Alem Annesi Çağı başlamıştır diyorlar. Her bir yüreğe ve kalbe yakın olan Saygıdeğer ve Kutsal Alem Annesi tüm hayatın temel yöneticisidir. Dünyanın ve insanlığın evriminin bu önemli imajını öğrenen ve idrak eden mutlu olur ve kendi hayat yollarını hatalardan korur. 

Doğada, dünyada ve evrende her şeyin içinde yaratan, aktifleştiren, yaşamın sürmesi için her an, her solukta emek veren bir büyük Güç var: Gerçek Annenin - Alem Annesinin Gücü! Annelik kavramının idrak edilebilmesi için öncelikle, Alem Annesinin sonsuzluğu sevgi ile kucaklayan kucağını ve özveri dolu her bir yaratıcı ve canlandırıcı emeğini fark etmek gerek! Çünkü asıl Annelik budur ve anneler ondan edindiği yeteneklerini yeryüzünde uygulamaya çalışmaktadır: Bunların içinde her çocuğu sevgiyle kucaklamak ve Genel Hayır için yaratıcı ve özverili çalışmalarda bulunmak kadının en önemli yeteneğidir. Bu yetenek, özellikle de içinde bulunulan bu Yeni Çağ’da, kadının içindeki Gerçek Anne - Alem Annesinin idrak edilmesi, uygulanması gereken en önemli özelliğidir.

“Toprak-Ana demek gibi, Evrenlere de Alem dersek ve onun içinde yeni doğan gezegenleri görürsek, Alem Annesi kavramı ile karşılaşabiliriz. Gerçek Annelik kavramı Kozmiktir. Çünkü Gerçek Tanrısal Yaratıcılık Kozmiktir. Makrokozmosta ne varsa Mikrokozmosta da o var. Eğer insan Mikrokozmos ise, Makrokozmosa Evrenler Birliği veya Toplumu, kısaca - Alem diyebiliriz. Ve her nasıl insanın ona bakıp besleyen bir annesi varsa, Alemin de Annesi var. Alem Annesi, tüm gezegenlere, yıldızlara ve galaksilere ihtiyacı olan her şeyi veriyor, Yüce Kozmik Sonsuzluğun Hayatını dengede tutuyor.

Yıldızlar ve Gezegenler Alem Annesinin verdiği sonsuz Sevgi gücü sayesinde, özgürce ve cesurca, kendi güçlerini bilerek sonsuz boşlukta uçmaktadırlar. Annenin Sevgisi Galaksilere ve Evrenlere hizmet eder. Gezegenler, Yıldızlar, Galaksiler Alem Annesinin Sevgisinin ve Sevincinin frekansını alır ve bundan haz duyarlar. Hepsi uyum, denge ve ahenk ile hep beraber yaşarlar; birbirlerinin farkındadırlar. Bu Birliği sevgiyle ve özgürlükle idrak etmişlerdir. Elbette bu Birliği sağlayan temel şey ruhsal olmaları, Tanrıyı idrak etmeleri, O'nun Bilincinde olmalarıdır. Ruhsallık Tanrının Bilinci ile her anlamda Bütün olmak, birbirine karışmak, iç içe girmektir. Gerçek Yaratıcılık da bu Bütünlükten, Tanrısal Bilincin Okyanusundan ortaya çıkar.

İnsanoğlunun annesi, çocuğuna, Alem Annesinin gezegenine baktığı bilinç ile bakmalıdır: O kadar özgür, o kadar inançlı, o kadar sevgi ve sevinç dolu… Dünyanın şartlarında bu zor diye düşünmeye gerek yok; çünkü Gerçek Özgürlük, Gerçek İnanç ve Gerçek Sevgi ile Sevinç zaten Alem Annesinin Yüreğinden O'na açık olan Yüreklere her an akmaya hazırdır. Anne önce kendinin içinde Alem Annesinin tüm gücünü ve nimetlerini fark etmeli ve kendi ruhunun enginliğini ve büyüklüğünü sonra çocuğuna da sevgi ve sevinçle vermeli. Ve tüm bu ruhsal idraklar Tanrısal Sevgi ile gerçekleşmeli. Anne çocuğunu Dünyada, hatta Evrende Gerçek Güzellik ve Gerçek Yaratıcılık için gayret etmeye yönlendirmelidir.

 

 

 

 

Copyright ©2007 - Kadın Çağı Web Sitesi.
Tüm Haklar Saklıdır. Bu sitedeki metinlerin hiçbir sayfası veya parçası kopyalanamaz ve kullanılamaz.